yediğin kadarını ek

Ebegümecigiller ailesinde dış çanak yaprak parçaları (epikaliks) barındıran ve bu parçaları 3’ten fazla olan cinsler; Kitaibelia, Althaea, Alcea’dır. Taç yapraklar değişik görevler üstlenebilir. Çiçeği korumak, eğer yeşilse fotosentez yapmak, bazen çiçek kadar gösterişli olup böcekleri çekmek gibi. Gülhatmide çanak dışında bir de dış çanak olduğuna göre çiçeğin çift koruması var diyebiliriz.

Bu cinsler arasında birbirine benzetilebilecek iki cinsi ayırmanın en basit yolu Alcea’da erkek organ başçıklarının (anter) sarımsı olması, Althea’da morumsu veya kahverengimsi mor olmasıdır. Davis’in eserinde böyle denirken kimi kaynaklarda Althaea hirsuta’nın anterlerinin sarı olduğundan bahsedilmesi kafa karıştırıyor. Benim gördüğüm bitkinin anterleri sarı veya sarımsı değil, morumsu, pembemsiydi. Tabii renkleri nasıl gördüğümüzü ışığın belirlediğini unutmamak gerek. Dolayısıyla bizim bitkimiz Althaea cinsinden olmalı.

Althaea cinsi altında toplanan türler öncelikle tek yıllık/çok yıllık olmasıyla birbirinden ayrılıyor. Bu yüzden yaşam döngüsü boyunca bitkiyi gözlemlemek önemli. 4 tür arasında sadece Althaea hirsuta tek yıllık. Bitkimiz tek yıllık ve kılsı tüylere sahip olduğu için gülhatmi (Althaea hirsuta) olduğunu anlıyoruz. Zaten tür adı olan Latince “hirsuta”, kıllı anlamına geliyor. Cins adı olan Althaea, mitolojik bir anlama sahip olabileceği gibi, bu cinsin tıbbi niteliklerine atıfta bulunuyor da olabilir. Cins adının Yunanca tedavi etmek, iyileştirmek anlamına gelen “althaino” kelimesinden türetildiği düşünülüyor.

Genellikle tek yıllık, nadiren iki yıllık olabilen bitki kılsı tüylerle kaplı. Alt yapraklar yürek biçimli, dairesel; üst yapraklar derinlemesine 3 veya 5 loblu olabiliyor. Çiçekler pembe soluk leylak renkli veya beyazımsı olup, yaprak koltuklarında veya çiçek kümesinde tekil bir biçimde açıyor. Çanak yapraklar ve dış çanak parçaları sivri uçlu. Dış çanak parçaları oldukça uzun. Gövde dallı veya tabanda dallanmış olabilir. Tohumları ise tüysüz ve buruşuk.

Althaea türlerinde özellikle kökler müsilaj içeriyor. Bitkinin kökleri ve yaprakları halk hekimliğinde öksürük, peptik ülser, ağız mukozası, boğaz ve mide yangılarında rahatlatıcı çay olarak kullanılmış. Yüksek müsilaj içeriği nedeniyle bitkiler cildi yumuşatmak için kozmetikte de kullanım alanı bulmuş, ayrıca doğal boyama ürünlerinin bu köklerle yıkanması renklerin canlılığını korumada en iyi yöntem olarak kabul ediliyormuş.

0-1700 rakımları arasında açık alanlarda, Akdeniz, Orta Ege, Kuzey Marmara, Orta Karadeniz ve İç Anadolu’nun büyük bir bölümünde onunla karşılaşabilirsiniz. Temmuz ile Ağustos arasında çiçekleri ve tohumlarını görmek mümkün. Bahçenin kendiliğinden gülü, bu yüzden hiç ekmem gerekmedi. Ebegümecigiller üyeleri tohum canlılığını uzun süre koruyabiliyor. Yani bu bahar karşılaşmazsak gelecek bahar görüşürüz.

Bitkiyle ilgili araştırma yaparken rastladığım bir çalışmada 19. yüzyılda ekilmiş ve sonra terk edilmiş üç tarlayla, hiç ekilmemiş üç otlak karşılaştırılmış. Amaç tarımın topraklar üzerindeki uzun süreli etkilerini ortaya çıkarmak ve ekim yapılan kalkerli toprakların iyileşme potansiyelini değerlendirmek. Terk edilmelerinden yüzyıl sonra bile ekilmemiş otlakların, ekilmiş topraklara göre bitki örtüsü, toprak altındaki tohum bankası, tür zenginliği ve çeşitliliği açısından daha zengin olduğunu buluyorlar. Asıl dikkatimi çeken hem ekilmemiş hem ekilmiş alanların toprak yapısının buradaki gibi kalkerli olmasıydı. Kalkerli topraklar bitki türlerini, çeşitliliğini ve tohum bankalarını koruma kapasitesini bir veya iki yüzyıldan fazla sürdürebilir, başlangıç durumuna dönmeleri de çok zor ve hatta imkansız olabilirmiş. Anlaşılan o ki orman kesimi sonrası kısa bir süre için buraya bozkırın yerleştiği fikri üzerine yeniden düşünmem gerekecek.

Araştırmanın yazarları haliyle oldukça azalsa ve parçalansa da tahrip edilmemiş kalkerli çayırların korunmasına öncelik verilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Ayrıca tarım yapılan alanlar terk edildikten sonra otlaklardan tarlalara doğru koyun otlatmanın, tohum dağılımını artırarak en azından toprak üstündeki bitki örtüsünün aynı yapıya kavuşmasına katkıda bulundukları belirtilmiş. Evet keçiler, koyunlar bitki örtüsünü yiyor ama bir yandan da ekiyorlar. Keşke biz de yediğimiz kadarını eksek.

Türkiye’de ise kalkerli toprakların toprak yapısını değiştirmek neredeyse ata sporu. Bunun için önerilen reçetelerle dolu dört yanımız. Bir toprak parçası üzerinde yaşamak bile olumlu veya olumsuz oradaki canlı nüfusunu yeterince etkiliyorken toprağın yapısını değiştirmenin nasıl bir cüret olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bunu yapmaya kalktığınızda sadece toprağı değil üzerinde yaşayan tüm canlıları da değiştiriyorsunuz. Ve belki de arkanızda geri dönüşü olmayan bir miras bırakıyorsunuz. Akdeniz söz konusu olduğunda kaçıncı “geri dönüşü olmayan” bizimki, diye de sorabilirsiniz tabii. Ancak aynı çalışmada mevcut toprak işleme biçimlerinin eski ekim yöntemlerine göre bitki örtüsünü ve toprak tohum bankasının yapısını ve bileşimini daha çok etkilediğine dair başka bir çalışmaya referans verilmiş. Ki beklenir olan da budur herhalde. Kalkerli bir topraktaki tohum bankası canlılığını çok daha uzun süre koruyabiliyorken toprağın sürekli altüst edilmesi bitki örtüsünün onarılmaz bir biçimde değişmesine neden oluyor. İnsanın bugün tutturduğu yaşam biçimi dünyaya çok daha ağır geliyor.

Mini sözlük

Epikaliks: Dış çanak, kaliks dışında bulunan ikinci bir çanak
Kaliks: Çanak, çiçeğin dış yeşil örtüsü
Anter: Erkek organ başçığı
Kalker: Kireçtaşı

Kaynaklar ve ileri okuma için;

Flora of Turkey (2. cilt, sy. 402), P. H. Davis

https://akjournals.com/view/journals/168/13/2/article-p194.xml
https://www.jstor.org/stable/3071833
https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0378874100003998
https://www.maltawildplants.com/MALV/Althaea_hirsuta.php
http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc/download?doi=10.1.1.642.8520&rep=rep1&type=pdf
https://www.biologydiscussion.com/angiosperm/dicotyledons/malvaceae-characters-distribution-and-types/48004
https://turkiyebitkileri.com/tr/foto%C4%9Fraf-galerisi/malvaceae-ebegumecigiller/althaea-gulhatmi/althaea-hirsuta.html
http://ibuflora.ibu.edu.tr/tur/althaea-hirsuta
https://kocaelibitkileri.com/althaea-hirsuta

Yukarıya kaydır
%d blogcu bunu beğendi: