tohum çanağı

İlk olarak Fransız botanikçi Joseph Pitton de Tournefort tarafından Molucca Adaları’nda keşfedildiği için Molucca laevis olarak adlandırılıp bu adalardan geldiğine inanılmış ama Asya ve Doğu Akdeniz’e özgü bir tür. Daha sonra Linnaeus onu, Moluccella laevis olarak yeniden adlandırmış. Tür adı olan “laevis” ise “pürüzsüz” anlamına geliyor. Türün çanak yapraklarına işaret ediyor. Her bir çiçek, kardeşi […]

kuş adımları

Balkıyan tilki, tilkilerin tavuklara ve kedilere zarar verdiğine dair kimi yazışmalara neden olurken aynı zamanda çok ilgi gördü. Söz konusu başlıklar benim de sıkça tartıştığım, düşündüğüm, bir adalet terazisi oluşturmaya çalıştığım başlıklardı; evcillik, hayvancılık, evcilliğin karşısında yabanılın durumu, bitkilerin hayvanlara gösterilen ilgiye mazhar olamaması gibi. Verilen karşılıklar, halihazırda kendime sorduğum kimi soruları besleyip bir yazıya […]

tohumun vurulduğu

Yağmur yağmadı.Kucağımda ateşten bir top var. Bu da başka bir kantaron türü. Hypericum amblysepalum ile Hypericum linarioides arasında gidip geliyorum veya belki başka biri, arada kalanlardan. Konumuz çiçekleri. Şimdi kırda, orman açıklıklarında sarıları uzaktan çağırıyor olmalıydı. Hiç çağırmadı. Burası kuşun, rüzgarın sesleriyle dolu. Hişt dese duyulur oysa. Çok azı çiçeğe durabilecek kadar gövde yaptı. Gövdeler […]

gülü gördüm daha

“Ta şorda ‘Mihrap’, o tarafta da ‘Gögebakan’ dirdik, ormanlar var ıdı. Onların başında bulut toplaşmaya başladı mı, yağmur yağacak dirdik. O yağmur 15 gün durmaz idi.” Mihrap’ı da Göğebakan’ı da öldürdüler. 48 gün oldu yağmur düşmeyeli. Gündemim 10 günlük. Önümüzdeki 10 günü gösteriyor hava raporları. Bugün hava kapalı. Belki.. Belki yarın ve ertesi gün yağmur […]

unutsun

Biz bu yolu bir Ceviz’e dayanalım diye yürüdük. Unutulunca yeniden başlamış bir Ceviz’e. Bir rüzgar gövdesinin yarısını alıp yere vurmuş. Unutulunca yeniden doğmuş bir Ceviz’e. Gün akşama dayanmış, güneş sıcağını yavaş yavaş başımızdan çekerken karşısında durmuş susuyordum ki gölgesine sığındığım öte tepedeki Çıtlık’ın kesildiğini öğrendim. Unutsalardı ya bizi de. “Ibrahım anasına odun etmiş”. Rivayet odur […]

bahçe nedir?

Adaçayı; yoldaşımız, tam 7 yaşında. Kaç sene yaşıyorlar bilmiyorum ama bir kaynakta 10 veya daha fazla denildiğine göre 7 önemli bir yaş. Ekonomik ömrü ise 5 yılmış. 5 yıl sonra verimi düşer demek isteniyor. Bugün doğum günü sayılır. Onunla Ege’den Akdeniz’e birlikte taşındık. Saksıdan bahçeye geçişini kutluyoruz. Cüssesini şöyle anlatayım; içine geçip çömelsem beni göremezsiniz. […]

bit yeniği

3B 1K (Bit, bakla, bitkiler ve karınca) Bitlerle ortakyaşam (mutualizm) ilişkisi geliştiren karıncalar baklaların doğru dürüst meyve veremeden birer bit anıtına dönüşmesine sebep oldu. Bitler kendi başlarına hareket edebilse de görünmeye başlamalarıyla karıncaların yanlarında bitmesi bir oluyor. Bitlerin muhafızlığını yapıyorlar. ve bit kolonilerini başka bitkilere taşıyorlar(???) Dolayısıyla başlarında karınca olan koloniler daha istilacı oluyor. Lütfen […]

tanışma

Menengiç’i, Zahter’i, bildiğim öğrendiğim yenilebilir yaban bitkilerini anlatmak benim için bir ilişki kurma çağrısı, en çok. Tanımadığınız, sevmediğiniz, ilgilenmediğiniz, varlığından bile haberdar olmadığınız bir şeyi koruyamazsınız, varlığına değer veremezsiniz, göremezsiniz bile. Madem bu kadar fazlayız, ve popülasyonu aşırı derecede artan canlılara yapıldığı gibi, kimsenin aklına insan fazlasını itlaf etmek gelmiyor(!!!), ilgimizin, bitkilerin, hayvanların, mantarların soylarını […]

orada mısın?

“ya uzaktan gelincik yakından lale kim?” Manisa lalesi (Anemone coronaria) Birlikte yaşadığı, aynı coğrafyayı paylaştığı bitkileri tanımaya çalışan bir acemiyim. Bunu sık sık hatırlatmam gerekiyor ve yine sırası geldi. Fotoğraflar göndererek bitkinin kim olduğunu soruyorsunuz. Eğer tanışabildiğim bir bitkiyse cevap veriyorum ancak cevap ‘bu budur’ olmuyor. Olduysa göğ yanım konuşmuştur, aman dikkat. ‘Şu olmalı veya […]

keçinin insanı, insanın keçisi

Longo Mai’de bir tuvalet kapısı. Üzerinde yazan; “Çobanın kıçı her daim kekik kokar” * Öyle midir gerçekten? Keçiler taze otlarla beslenmeye ve çoban da karnını sütle, çökelekle, yoğurtla doyurmaya başladığında evet. Çünkü süt kekik kokar. Taze biçilmiş ot kokar daha doğrusu. Kekik de bütün otları temsil etmeye en teşne adaylardan biridir. Ama hazır yemlerin süte […]