Antakya; sen misin?
1) Şehrin, babamın deyimiyle %70’i yokmuş artık. Önce can denir ama 13 yaşından beri çalışan babamın ve benzeri binlerce insanın emeği, tüm birikimi, sığınağı hiç oldu. Hem evi, hem...
1) Şehrin, babamın deyimiyle %70’i yokmuş artık. Önce can denir ama 13 yaşından beri çalışan babamın ve benzeri binlerce insanın emeği, tüm birikimi, sığınağı hiç oldu. Hem evi, hem...
Kendi yolumu çizmeye başladıktan sonrasını hesaba vurursak şehirde geçirdiğim hayata denk bir kırsal deneyimi biriktirmiş oldum. Başka şeyler yanında kırlar, dağlar, ovalar, nehirler, bitkiler, hayvanlar, tarım ve insan arasında...
Her ne kadar insanın kışı gelmediyse de kuşların kışı geldi. Biri kalkıyor öteki konuyor sumağın başına. Son on dakika içinde pencereden görebildiğim sumağa iki ardıç kuşu, bir karatavuk, bir...
Yabanda yetişen bir anason türü. Hangisi ola ki? Bir süre demlendikten sonra Maydanozgillere dalmam gerekti. Bitkileri “bilimsel” olarak tanımaya çalışma sürecinden keyifli hikâyeler çıkarmak çok zor ve belki gerekli...
Bu yörede “ekşi kulak” adının verilmesi ve benzerliğiyle birlikte, yapraklarının yenilmesi yüzünden labada (Rumex sp.) sanmıştım. Ta ki çiçeklerini hatta bundan da pek bir şey anlamadım ya, tohumlarını görene...
Sizde de işler böyle mi yürüyor bilmiyorum ama bedenim bana hangi meyveyi yemem gerektiğini buyuruyor. Bu sene “git gel, ayva ye” dedi mesela. Neden ayvayı seçtiğini bilmiyorum ama ayvaya...
Daha dünyaya gözlerini açalı 10-15 sene olmamış genç bir sedir ormanı içinde yürüyoruz. Sedir mantarı bakacağım ama ama hem ağaçlar genç olduğu, hem de bir kesim alanında bulunduğumuz için...
Bu sene kış erken gelecek demişlerdi değil mi? Artık tahminlere bel bağlayamasak da hava kış kokuyor. Defne sabunu yapılmayı bekleyedursun zeytinler toplanmaya başlandı. Çağırana gidiyorum. Hem dağda hem ovada…...
Kafam çok dolu. Düşüncelerin yağıyla merhem yapılsa iyi ama yapılmıyor. Oysa defne öyle mi? Su gibi dallarından siyah meyvelerini topluyorsun. Yeniden dönüyorum defneye. Kıyılmış defneye, sahipli defneye, çalıya dönene,...
Buraya neden “Sandallı Tepe” demişler? Çünkü sandalı çok. Saymakla bitmez. Olmuş ve hâlâ olan bir şey sandalın çok olması hali. Gerçek bir mevki adı. Geçmişine gönderme değil, misalen değil....
Bazı ağaçları anlatmaya gücüm yetmiyor; bademi olduğu kadar kızılçamı da, sediri de. Oysa badem bu dağın ekmeği. Gündelik yaşama bitkilerden kurulu bir dünyayı iliştirebilmek, bir otun, ağacın üzerine saatlerce...
Malç; “istenmeyen” otların çıkışını engellemekte çok başarılı ama bu rastgeleliği, bir ağacın, bir çalının dibinde belki görmek isteyebileceğimiz bir yaban otunu da engelliyor. Bir malçlı alanların tekdüzeliğine, bir de...