tohum çanağı

İlk olarak Fransız botanikçi Joseph Pitton de Tournefort tarafından Molucca Adaları’nda keşfedildiği için Molucca laevis olarak adlandırılıp bu adalardan geldiğine inanılmış ama Asya ve Doğu Akdeniz’e özgü bir tür. Daha sonra Linnaeus onu, Moluccella laevis olarak yeniden adlandırmış. Tür adı olan “laevis” ise “pürüzsüz” anlamına geliyor. Türün çanak yapraklarına işaret ediyor. Her bir çiçek, kardeşi […]

buğday sapına tutundum

Silifke’nin buğdaylarıyla birlikte yola düştüm. Annemden (Nihal hanım) Cimem örmeyi öğreneceğim. – Ben böyle mi dedim, bunların sapı çöpü ayıklanacaktı.– Biliyorum anne başakları ayıklayacak vaktim olmadı.– Başağı demiyorum ki. Harmandan rastgele iki yığını alıp ayıklamadan getirdim. Annem kendi genişliğinde bir yığını getirsen yeter demişti. Meğerse sapı ayıklamaktan bahsediyormuş. Bilmeyene anlatmak da bir maharet. Annem çok […]

dikenli çanak

Kendin olmak bir mertebe değildir. Her an oradadır, yeter ki ol. Bizim meyve dediğimiz şey aslında tohumdur. Sulu lezzetli bir tabakaya sahip olmayanlara tohum demekte zorlanmayız; örneğin maydanoz tohumu. Kayısıya gelince işler değişir, meyvedir o, tohum sarıp sarmalanmıştır. Fındığa gelince ise hepten değişir; bu defa meyve içeride kabuk dışarıdadır. Bitkiler tohumları için sulu, lezzetli etler […]

çakal eriği değil ama…

O kadar özlemle bekledim ki yolunu. Daha bu sene çiçeğe durdu ve meyve verdi. Adana’nın Adalı köyünde yaşayan Güvem’in enikleri sökülüp yoğurt kovalarının içine ekildi, sonra bahçeye geldi. Çoğu vişne çıktı. Hatta vişne çiçek açtığında erik diye sarılacak kadar şaşkındım. 5 sene sürdü çiçeğe durması. Fideyle birlikte tohumlar da gelmişti. Bu güzel hediyeyi bana ulaştırana […]

Her yer cayır cayır iklim

Neredeyse içerisiyle dışarısının ısısının aynı olduğu, nefes alamadığım bir haftadan sonra sıcaklıklar normale döndü. Üzerimde yün ceketle oturmaya, yeni yeni kendime gelmeye başladım. “Çölün kımıldayan yaprağı” benzetmesini borçlu olduğum gece en beteriydi. Gecenin 2’sinde nefes alamayarak uyandım ve bahçeye çıktım, yaprak kımıldamıyordu. İnanamayıp bahçedeki her otun, ağacın, çalının yanına gittim, yok. Canlılığa dair bir şey […]

çölün kımıldayan yaprağı

İstanbul Sözleşmesi Eylemi / Taksim 01.07.2021Fotoğraf: Vedat Arık Yaprak kımıldamıyor denir ya hani, ama aslında kımıldar, mübalağa yapılmaktadır. O mübalağanın içindeyiz. Çölün kımıldayan yaprağı, gürül gürül akan nehri, umudu, hayalisiniz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.

boz çalı

Bu sene dağıtacağım tohumların birçoğu bahçeden. Tohumdan ekilen bitkiler büyüdü ve bol bol tohum verecek yaşa geldi. Onlardan biri de Boz çalı. Geçen sene tohum şenliğinde kimse tohumunu istemeyince şaşırmıştım. Çünkü bildiğin düş kendisi. Küçücük göründüğüne bakmayın başında binlerce tohum var. Daha büyüyüp kocaman bir alanı kaplayacak. Tazeleri Silifke’de bir yol kenarında görüp gide gele […]

bir garip oldum

Bir yaban yemişini görmek endemik bir bitkiyi görmekle eşdeğer bir etki yaratıyor bende. Tek yıllık bitkiler eğer dar yayılışlı endemik veya endemik değillerse hayatlarına devam edebilme şansına bir nebze de olsa sahipken çalı ve ağaçlar insan etkisine daha fazla maruz kalıyor. Örneğin bu bölgedeki toprak kullanımı, arazi satın alındığında Beko adı verilen bir araçla içine […]

dünyanın aynası

Bugün yağmursuzluğumuzun 75. günü. Önceki yazlarda domuz abla ve abiler yağmursuz geçirdiğimiz Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında su borumuza irili ufaklı saldırılar düzenliyor, yaşamaları için gerekli olan suyu böyle temin ediyordu. Bu sene Haziran’da başladılar eylemlerine. Su hakkımız, söke söke alırız nidalarıyla kendilerine mini bir gölet yapmış, çamurda debelenmiş, eğlenmiş, sırtlarını genç bir çama sıvazlatmışlar. Sıra […]

hayatımızın meyveleri

Alıç’ı, Çakal eriği’ni, Muşmula’yı, Mahlep’i şifası için değil, öğünümüz bu olduğu için yediğimizi düşünsenize? Yabanıl bir insan günde ortalama 2-4 saat dolaşarak karnını doyurabiliyormuş. Yaşayabilmek için yaptığı bütün mesai de bu, o da her gün değil. Evden çıkıp başladım yürümeye. Güneş ışıklarını geçirmeyen bir ormanı aşıp çayıra çıktım. Yüksek bir kayanın üzerinde duran Mahlep’in meyveleri […]