tohum paketleri yola çıktı

Tamı tamına 422 paket tohumu, eşe, dosta, aşa dağıtmak üzere hazırladım. Dumanlıdağ’da yeni yeni filizlenmekte olan Akçabulut’a gidecek olanlarla birlikte binlerce, abartmış olmayayım ama onbinlerce tohum. Bir çimdiğe onlarcası sığabiliyor çünkü. Düşünsenize bir çimdik 30 ot, 15 çalı, 5 ağaca denk gelebiliyor. Doğu Akdeniz’in Çaltıbozkır bucağında yaşayan bitkiler kendine başka yuvalar buldu, bulacak. Yolculukları uzun… Yazının devamı tohum paketleri yola çıktı

çiçeklerin omzu

Deli karanfil'in pembesi dur diye bağırınca, durdum. Ardıç ve Geven'lere ulaşmadan az önce. Toprak yerini taşa bırakmışken. Ve taş bildiği tüm çiçekleri açmışken. Üzerine konacağım mis kokulu Koca Pelemir'in de, sıra gelmiyor. Kelebekler, envai çeşit böcek. Başında sevdalı bir uğultu. Yol kenarlarını seviyormuş ya, uğultuyu bölen araba sesleri kaçırıyor beni, kelebeği, böceği. Nereden baksan bu… Yazının devamı çiçeklerin omzu

bu birlikte kendisidir düşen

Geçen seneden beri tohum keselerinin ve tohumlarının peşindeyim Sikke Otu'nun (Fibigia clypeata). Ya geç kaldım, ya erken gittim, tanışamadık bir türlü. Ama bugün öyle mi? Topboğazı'nda güneş batarken son ışıklar zarlarında parlıyordu. Hem son ışığa hem keselere bakakaldım.Boy fotoğrafı çekmemişim. Ama boyu 40 santime ulaşabilir. Tohum kesesi, fotoğrafta görüldüğünden daha sık, iki sıra halinde, kahverengi… Yazının devamı bu birlikte kendisidir düşen

kör geven, bahçe, ben

Alttürleriyle birlikte Akdeniz, Ege ve Batı Karadeniz boyunca görülebilen bir geven türü Keçi geveni (Astragalus angustifolius). Yapraklardan daha uzun veya kısa çiçek saplarına sahip olmasıyla alttürlere ayrılıyor. Bu sanırım subsp. pungens, yani Kör geven. 800-3000 rakımları arasında yaşıyor. Bana göründüğünde köy yolu kenarında bitmiş iki birey bulunuyordu. Asfalt kadere dil çıkaran iki yerli. Biri, şu… Yazının devamı kör geven, bahçe, ben

kanatlı kalabalık

Cüce mürver (Sambucus ebulus) tohumu mu toplayacaksın? Hadi kalk. Yaban hayvanları için çok değerli bir besin bitkisi olduğu için sıra bir hayli uzun. Sana gelene kadar pek birşey kalmayabilir. Hiç sorun değil, zaten asıl ekici de onlar değil mi? Üstelik nereye ekeceklerini de biliyorlar. Cüce Mürver'in sevdiği yere. Akdeniz sıcağında milin, gölgenin, azıcık ferahlığın biriktiği… Yazının devamı kanatlı kalabalık

düşünce tembelliği

Doğu Akdeniz'in endemik Adaçayı türlerinden biri Ayaklı Şalba (Salvia heldreichiana). 30 Haziran'da Adaçayı bağından bahsetmemin hemen ertesinde karşılaştık. Ve bağ genişledi. Önce yanından şöyle bir geçiverdim. Şalba sandım (Salvia tomentosa). Ama çiçek kümeleri çok sıktı, tanıda denildiği gibi neredeyse başak gibi. Tıpkı Şalba gibi güneşten mahrum kalmıyorsa yastık biçiminde açıyormuş, aklım bu yüzden Şalba'ya gitti… Yazının devamı düşünce tembelliği

bu zerrede yetişen Gülnar Çayı

Sideritis zor bir cins. Dikkat etmemiz gereken özellikleri oldukça fazla. Ve işin içine ölçmeler biçmeler giriyor. Çok küçük bir topluluğun annesi olduğu belli olan bir Sideritis'le (Dağçayı) karşılaştım geçen sene. Bu çevrede doğal yayılışı olan 3 dağçayından biri. Kim olduğunu bilmiyordum, hem tohumunu ektim hem çelikten büyüttüm. Tıpkı yetiştiği yere benzer bir ortama. Hiç bilimsel… Yazının devamı bu zerrede yetişen Gülnar Çayı

tohumların beklediği rüzgâr

Kocakarı,döküyor tohumunu,çiçeğin,tomurcuğun,yaprağın hayaliyle. Kızılçam ormanlarının insan eliyle bozulduğu alanlara yerleşen bitki topluluklarına "maki", makilerin yine aynı el yüzünden bozulduğu alanlara yerleşen bitki topluluklarına ise garig veya frigana deniyor. Yunanca çalı çırpı anlamına gelen "phryganon" kelimesi kökenli. Akdeniz'in bitki topluluklarına bakmak o kadar insana da bakmak ki. Cızzz. Garigler makiye göre daha kurakçıl, toprak derinliğinin daha… Yazının devamı tohumların beklediği rüzgâr

mavi sonlu bir adımcık

Seni gösterişsiz bir Adaçayı türü (Salvia candidissima) sanmakla ne büyük hata etmişim; Galabor. Halbuki bir düş içinmiş tohum keselerin ve tohumların. O mavi ne için acaba? Çiçeğin, ardında bir tohum bırakarak solmuşken, kuşlara, böceklere, çiçekliğimden bir şey kaybetmedim mi diyorsun? Kuşları, böcekleri bilmem de, ben kandım, tutuştum bu renge, aldım tohumlarından azıcık, bahçeye ekmek ve… Yazının devamı mavi sonlu bir adımcık

toprağın bileşenleri

Her şey yetiştirilebilir, her şey. Yeter ki tohumu toprakla buluşsun. Önemli olan büyütebilmek. Nigar Abla diyor ki; "eskiden dağa eker, meyvesini toplamaya gederdik. Şindi en gözel tarlaya eksen susuz hayatta olmaz. Kendi kendine öyle böyürdü." Konuşmaya eşlik eden eliyle bir mısırı tarif ediyor sanki. El aşağıdan yukarıya doğru bir düz çizip, en tepede mısır püskülüymüş… Yazının devamı toprağın bileşenleri