çiçek iskeleti
İlk önce sadece çiçek iskeletini paylaşmak istemiştim, sonra tohumlar, tohum keseleri görünmesin mi dedim, ya çiçeği, dalı onlar olmadan eksik kalmayacak mı derken sözler geldi peşi sıra, Keçi biciği’nin...
İlk önce sadece çiçek iskeletini paylaşmak istemiştim, sonra tohumlar, tohum keseleri görünmesin mi dedim, ya çiçeği, dalı onlar olmadan eksik kalmayacak mı derken sözler geldi peşi sıra, Keçi biciği’nin...
Dikenler vadisi’nde bir dikenin kudretine tanık olursun. Kim görmüş şimdiki zamanda köy göçürenin köyler göçürdüğünü? Ama burada bir diken, avuçlamış toprağı ferman salıyor; hükümran benim diye. Köylerde çobanlar çıkarıyor...
“Ormanda çalı mıyımÇalının dalı mıyımAdanalı dururkenYabancı alır mıyım”* Adana patlıcanı, küçük mü küçük, mor mu mor. Ele avuca göre. Bildiğim iki insan türü var, kendi patlıcanı olmadan dolma yapmaya...
Baklagillerden gevrecik (Hippocrepis emerus). Toprağa azot bağlayan çalılardan biri. Bu azotun bir kısmını kendisi kullanırken arta kalan kısmından yanındaki bitkiler de yararlanabiliyor. Hem azot bağlaması hem de bir arı...
Işık kanatlarında yürüyordu....
“İklim için birleş” sloganını içime sinerek kullanamıyorum. Bu söylem, çevresinde buluşan başka parametrelerin de etkisiyle, yaşadığımız krizle ilgili tüm tartışmaları karbondioksit salınımı üzerinde yapılan “düştü, yükseldi, aynı” tartışmalarına indirgiyor....
Dün öğleden sonra göndereceğim tohumları hazırlamaya başladım. Geri kalanını da tasnif edeyim, kontrol edeyim derken işin başından kalkabildiğimde gece yarısı olmuştu. Tohum almak zahmetli iş. Ve bunu “zahmet” olarak...
Geçen sene yine bu zamanlar şu keselerden çıkardığım sarmaşık beyaz gülün tohumunu inanır inanmaz birkaç ağacın ve çalının dibine gömmüştüm. Mor incirin dibinde önce bir iki yaprak belirdi. Gül...
“Ena uyan, hatırlayalnızlık yine de dünyayla geçirdiğimiz zamandırherkesin içinde olduğu bir odaölü arkadaşların içinden geçiyorrüzgâr çanlarından geçen rüzgâr gibikorkma Enayolun sonu çok uzaktaşimdiden arkamızda.” * *The Kindergarten Teacher filminde...
Ormanda yürürken bir bitki görüyorum, henüz çiçeklerini açmış. Onu tanıdığım bir yerinden tutmaya çalışıyorum, goncalarından. Daha önce gördüğüm bir bitkiyi anımsatıyor. Görüp tanıdığım bir aileyi hatta; turpgilleri. Düğüm çözülüyor...
Yaşadığı şehirdeki denizi bile bir iki kez görebilmiş birine dünya evindir onu koru demek çok da anlamlı değil, her ne kadar olacakların faturasını ilk sırtlanacaklardan biri olsa da. Ama...
İlk tanıştığımızda Ferula cinsine ait olduğunu düşünmüştüm. Hani o birçok türü besin bitkisi olarak kullanılan “çakşır” var ya, işte o, dedim! Değilmiş ama yakın akraba sayılırlar, hem Ferula hem...