iki baston

Tek bir mevsimde bu gövdeyi nasıl yaptığına şaşıp duruyorum. Gün be gün deli bir telaşla büyüyüp meyvelerini hazır etti. O meyveleriyle uğraşırken ben de kendime neredeyse sıfırdan bir yaşam inşa etmeye çalışıyorum. Telaşımız benzer. Her an o da biçilebilir ben de. Aynı adaletsizlik ortamını paylaşıyoruz. Nitekim birkaçı kesilip atıldı bile. Kalanların keyfi ise benimkinden hallice. Toprağa, havaya, suya, gücüne, cemaatine güvenmek için sebepleri var çakşırın. Ben de ise güvenin yerini özlem dolduruyor. Her yerde aynı şekilde kurulan büyük saate rağmen başka türlü de işleyebileceğinden emin olduğum küçük, kesinliği değil aralığı veren bir saate duyduğum özlem.

Çakşır (Ferula sp.) Maydonozgillerde “sarı çiçekliler” grubunda yer alıyor. Dikkat edilmesi gereken birçok karakteri var; taban yaprakları, boyu, çiçek durumları, , şemsiye biçiminde çiçeklerin sayısı ve boyu, yaprakçıkları, olgun meyvenin şekli, çiçek renkleri vb. En çok karıştırıldığı Ferulago, Peucedanum ve Prangos türlerinden ise; brakte ve brakteol taşımaması ile okreanın (gövdeyi kuşatan bir kın) geniş ve şişkin olmasıyla ayrılıyor.* Brakteol taşısa bile erken dökülür. (Karşılaştırma için bir Ferulago türüne bakabilirsiniz. Hem çiçek durumu başında hem de her bir ışında yaprakçıklar taşır. 4. ve 8. fotoğraf; https://kocaelibitkileri.com/ferulago-sylvatica/)

Çakşırlar arasında da tüysüz yapraklı, şemsiye şeklinde çiçekleri 15-45 ışınlı olan sadece iki tür var; Ferula communis ve Ferula tingitana. Bu ikisi ise en çok yaprak biçimiyle birbirinden ayrılıyor (sağdaki yaprak lobları kalınca olan Ferula tingitana). Saydığım karakterleri karşılaştırınca bitkimizin at kasnağı (Ferula communis) olduğunu anlıyoruz. (Ancak doğrusu Davis’in Flora of Turkey çalışmasında Ferula communis yaprakları pek iyi çizilmemiş. Yine de bu çizimde yaprakların ipliksi olduğunu görebiliyoruz.)

Tüm bunlardan önce elbette en az bir şeytan teresi (Ferulago sp.) türüne uzun uzun bakmış olmak çok işe yarıyor. Doğu Toroslar’da tanıştığım kaya kişnişine (Ferulago asparagifolia) o kadar uzun bakmıştım ki ilk yapraklarını görebilmek için tohumunu ekmiş, büyümesini izlemiş, gövdesine dayanarak yürümüştüm. Ve tabii bir çakşır türüne de (Ferula sp.). İşte ona da uzun uzun bakabiliyorum şimdi. Artık bir değil iki bastonum olacak.

Bazı türlerin karaciğer zehirlenmesi, kontakt dermatit ve kanamaya sebep olduğuna dair uyarılar bulunmasına rağmen bitkinin taze yaprakları haşlanıp suyu süzülüp kavrularak veya haşlanıp kurutularak besin bitkisi olarak veya bitkinin bazı bölümleri geleneksel hekimlikte kullanılıyor. Çeşitli anonim bilgilere göre; yavaş yandığı için gövdesiyle ateş taşınıyor, özsuyu hayvan yaralarına sürülebiliyor. Kuru gövdesiyle baston ve oyuncak yapıldığını, aynı zamanda onunla birlikte yaşayan bir mantarın ilkbahar veya sonbaharda dibinde bitiverdiğini de söylemeli; Pleurotus eryngii var. ferulae. Yerel adları; körek, çakşır, mantika, gavcar mantarı.

İstanbul Üniversitesi Tıbbi Bitkisel Ürünler Araştırma ve Danışma Platformu’nda çakşırla ilgili ilginç bir de kayıt var. Hatay’da geleneksel olarak kullanılan Ferula türüyle ilgili 35 yıl önce yapılan çalışmalarla 8 yıl önce yapılan çalışmaların farklı sonuç verdiği, bulunan yeni maddelerin “sitotoksik” özellik gösterdiği ve kullanımının riskli olduğu belirtilmiş; “2010’dan beri Hatay çevresindeki bitkilerde yaptığımız taramalarda bu maddelerin varlığının devam ettiğini, buna karşılık aynı bitkinin Suriye’de yetişen topluluklarında bu maddelerin bulunmadığı gözlenmiştir. Bu durumun Hatay’daki bitkilerin bulunduğu bölgelerde meydana gelen çevresel (ekolojik) değişikliklerden kaynaklandığını düşünmekteyiz…”** deniliyor.

Çakşırın bedeni; enkazın bir anın değil sürecin ürünü olduğunu kanıtlıyor sanki. Deprem onun için çok önceden başlamış olmalı. Amik gölü kurutulduğunda; türlü çeşit balık, böcek, çiçek berhava olduğunda, kuşlar arasında bir kuş “yılanboyun” artık hiç uğramadığında gölüne, Bab-il cisir*** yıkıldığında belki.

*Türkiye’de yetişen tıbbi bitkilerden ferula rigidula dc. üzerinde farmasötik botanik araştırmalar,
Aylin Kendirli, Tez No. 560562
“Umbelliferae familyası içerisinde yer alan Ferula, Ferulago, Peucedanum ve Prangos
cinsleri birbirine yakın olan cinslerdir. Bu cinsler şu özelliklerle birbirinden ayırt edilebilirler;
• Ferula; brakte ve brakteol taşımaz, okrea geniş ve şişkindir.
• Ferulago; brakte ve brakteol taşır. Okrea taşımaz.
• Peucedanum; brakte ve brakteoller genelde yok, bazen bulunur. Okrea dar, şişkin
degildir.
• Prangos; meyveleri diğer cinslere göre oldukça büyük ve kanatlı, brakte ve brakteol
çok sayıda, kalıcı veya düşücü.”
** https://tinyurl.com/m8mrhcf6 “Çakşır otu (Ferula) olarak bilinen bitkilerin tehlikeleri”, İstanbul Üniversitesi Tıbbi Bitkisel Ürünler Araştırma ve Danışma Platformu
*** Antakya’da bulunan ve Amik gölünün kurutulması için yıkılan tarihi köprü. Kaynak: Aziz Büyükaşık “Ninemin Çıkrığı”, Güney Rüzgârı Yayınevi, 2018.

Bitkinin kullanımıyla ilgili bilgiler; https://tinyurl.com/4trtur23

Yukarıya kaydır