yolumu değiştiren

Dağın taş olup aktığı, canına kök salmış Kızılçamları iştahla büyüttüğü. Bazı terkedilmiş yurtların sanki ezelden beri ıssız göründüğü. Üstelik hayyyy, deş deş taşlarda yankılanıyorken hâlâ. Yüksek ağaçların tepesine tüneyen kuşların sesleri değil çığlıkları. Kurumuş otları çıtırdatarak, kuş seslerini bölerek, uzaklaşan kaplumbağa. Güneş batana kadar ötecek olan Ağustos böceği, neredeyse nefes almadan. Yamaçlarında cumhuriyet ilan etmiş Ada soğanları ise yolumu değiştiren.

Akdeniz’de görebildiğimiz Ada soğanları diğer adıyla Kum örümcek otları (Drimia maritima) şimdi çiçekte. Tübives’te 0-1300 rakımları arasında yetişir denmiş ama bu bölgede 300-400 rakımlardan yukarıda doğal yayılışına rastlamadım henüz. 900 rakımdaki bahçemize taşıdığım bir soğan hâlâ hayatta olsa da ilkbaharda verdiği ilk yaprakları geç soğuklarda pörsüyüp kuruyor. Çoğaltmak isterseniz, iyi drene edilmiş bir yerde soğanın üçte birini dışarıda bırakacak şekilde toprağa gömmeniz yeterli. Önce yapraklar görünecek, çiçek dallarını uzatmaya başladığında kuruyan. Güçlü köklerini göndecek derine. Eylül başıyla birlikte ışık toplayan çiçekleri görünecek sonra. Sadece ışık mı, ya örümcekler, kanatlılar? Çok seviyorlar bu çiçeğe ağ kurmayı, üzerinde bekleşmeyi.

Bense her mevsim ayaklarına gideceğim, neyse ki işten bile değil.

Sinonimi: Urginea maritima

%d blogcu bunu beğendi: