konuşan bir kağıt
Bir yerde doğmuş olmakla hazır bulduğumuz bilgiler var. Örgün eğitim yaygınlaşsa bile şehire 30 kilometre mesafede bir dağ başında yaşıyor olmak kayda geçirilmemiş bu hikâyelerin ortasına düşmek demek. Hemen...
Bir yerde doğmuş olmakla hazır bulduğumuz bilgiler var. Örgün eğitim yaygınlaşsa bile şehire 30 kilometre mesafede bir dağ başında yaşıyor olmak kayda geçirilmemiş bu hikâyelerin ortasına düşmek demek. Hemen...
Arpacık soğanlarına her yörede farklı bir isim veriliyor. Ege’de kıska, Akdeniz’de göver, güver, göbek. İlk kıska ektiğimde utanç verici bir biçimde ters ekmiştim. Bitkinin saçak kökünü yapacağı, yapraklarını uzatacağı...
Gök delindi, yağmur kimi zaman usul usul, kimi zaman evin dışarıya açılan aralıklarını döve döve yağdı. Ona güneyden, kuzeyden, kuzey batıdan esen şaşkın rüzgarlar eşlik etti. Yılın ilk güneşi...
Bir bebek idim, doğmak zor idi. Işığa gözlerini açamamak ve ciğere çekilen ilk nefesle basılan çığlık doğmanın da sancılı bir iş olduğunu gösteriyor. Ucunda ışık olan döl yatağına girerken...
Her şeyin en az benim kadar canlı, duygulu ve düşünceli olduğu düşüncesi ürkütüyor. Kapı açılırsa tüm evrene dağılacağımı düşünüyorum. Tek ve bir olmak da diyebilirdim, ancak bu teklik ve...
Büyüdüğüm evin çok kısıtlı da olsa hastalıklar için doğal reçeteleri vardı; mide ağrısında kimyon, grip, nezle olunduğunda nane limon kaynatılır, boğaz ağrısı ve öksürük için meyan kökü şekeri ağızda...
İlk defa bir ağaç ekeceğim diye ne heyecanlandım. Uzunca bir süre ne eksem diye düşündüm. Hangi birini eksem olurdu ama daha içli dışlı olduklarım var içlerinde. Evirdim çevirdim, sonunda...
Yaşadığımız yerde, en azından son 150 yıldır, insanlar geçimini “hayvancılık” yaparak sağlıyor. Besledikleri hayvanlarla ilgili bilgiler de, ehliyetlerini veterinerlere havale ettiklerinden beridir, tükenmeye yüz tutmuş. Eskiden hayvanın sağlık durumuna...
Gönen yağdı. Yağmur, Kızılçam ignelerinin ucunda bir su topu bırakıp, toprağı iliklerine kadar ıslatıp gitti. Akdeniz’de gündüzün berrak bir gök görmek zordur ama bugün Kıbrıs’a kadar gümüş bir deniz...
Bir ara çatlaklara takmıştım. Duvardaki çatlak, bardaktaki çatlak. Elinde çekiç olan her yerde çivi görür misali. Gözlerim de çatlakları arar, onlardan bir anlam çıkarmaya çalışır olmuştu ki, Uzakdoğulu bir...
İlk bitki bilmecem, bir bitki karşısında ilk büyülenişim. Çocuk anlayışıyla yaprağın ortasında büyüyen kırmızı bir meyve karşısında kim büyülenmez ki? Her ne kadar benim gördüğüm Ruscus hypoglossum (At dili)...
Dağa yakıştırdım ben seni mahlep. Dağda gördüm de yakıştırdım. Dağı görünce, dağlı olunca anladım dağa çıkmak nedir, dağdan inmek nedir, dağın şenliği nedir? Bir adı da “pis ağaç” mahlebin....