kaplumbağaların tokuştuğu yer

Evimizi, bizi merak eden Apo Dayı, gelip gördü; “sizi getirip kaplumbağaların tokuştuğu yere bırakmışlar” dedi. İyi ki öyle.Tokuşmak çiftleşme veya çarpışma anlamında kullanılıyor. Mesela kaşık tokuşturmak aynı tabaktan yemek...

küsküt’ün çiçeği

Bir çokgözlü kelebeği karakınaya sarılmış küsküt çiçeğinden nektarını alıyor. Henüz çiçeklerini açmamış karakına, o zamana kadar küskütle karın doyuracak kelebek. Az ilerisinde de pelemir var. Onu da keşfetmiş olmalı....

tastamam bir orman

Rezeneyi (Foeniculum vulgare) çiğ olarak yiyemiyorum. Ama toplayıp ince sererek kurutunca baharat olarak kullanmayı seviyorum. Bugün ziyaretine gidince yine karşılaştık, kırlangıç kuyruk kelebeği tırtıllarıyla. Toplarken dikkatli olmak ve tırtılların...

kelebek ekmek

Büyüklüğü, desenleri ve arka kanatlarının ucundaki belirgin kuyruk çıkıntısı sebebiyle tanınması çok kolay olan çift kuyruklu paşalar gezinmeye başladı (Charaxes jasius). Kelebeklerin yaşam döngüleri, yayılışları ile ilgili bilgi alabildiğimiz...

hoşgeldin Benekli Bakır

Bu dağda ekşi kulağı (Rumex sp.) seven sadece ben miyim diyordum, çünkü Ege’deki gibi rağbet edilmiyor onlara. En azından bir türü yerleşiklerimizden oysa. Derken benekli bakırla tanıştım (Lycaena phlaeas)....

yolkesen kelebek

Kelebeklere kaptırıyorum kendimi. Bir kelebek, başka bir kelebek daha. Hepsinin hayatı hakkında aynı bağın altını çiziyorum, kara kalemle bastırarak. Hayatlarımızın bitkilere bağlı olduğunu anlatabilmek artık çok zor, bu yüzden...

otları biçmedim

Esmer boncuk (Lasiommata maera) orman açıklıkları, taşlık, kayalık alanlar ve çayırlarda yaşıyor. Kimi Avrupa ülkelerinde yoğun ağaçlandırma yüzünden türün tehdit altında olduğu bilgisi veriliyor. İnsanın bozduğu habitatlarda da -şehirler...

karakına ve kelebeği

Karakına otu (Plumbago europaea) Türkiye’nin hemen yer yerinde görebileceğimiz Kardikenigiller’den, yaklaşık 1 metre kadar büyüyebilen çok yıllık, çok dallı, dal tepeleri mor, kırmızı çiçeklere sahip bir bitki. “kurşun otu,...

şşşşışt

Akşam vakitlerinde, gölgesi kocaman ve kanatları ağaç kabuğuna benzeyen bir kelebeğin, güneşin vurduğu bir taşa konduğu, derin bir soluk aldığı ve durduğu, ve dinlediği söylenir. Rivayet odur ki, bu...

Yukarıya kaydır