tüy gibi hafif bir düş

Bu yatağa geçen sonbaharda topladığım tohumları ekmiştim. Ağırlıklı olarak adaçayı, dağçayı ve kekik türleri. Hiçbiri çimlenmedi. Yaklaşık 20 farklı türden, onlarca tohum. Deneme ekimi için ayırdığım bir alandı. Baktım gelen giden yok, 10-15 gün önce Melisa ve Zahter yavrularını buraya taşıdım. Ve can suyu verdim. 3 farklı adaçayı güzel yüzünü gösterdi. Yağmur göremedikleri için doğmayı […]

şükür bu pembeye

Bazısına göre bir bitki bir bitki değil. Bir hâl bir bitki. Yani bitkinin körpe halini tanıyan ama çiçeğini hiç görmeyen, bilmeyen de var. Bu yüzden bitkileri bebeklikten yaşlılığa kadar görmeyi seviyorum. Gerçekten her hâlleri ayrı, her hâlleri başka. Hele bazısı var bir hâlden öbür hâle nasıl geçtiğini anlamak güç oluyor. Tüm hâllerinin şahidi değilsen sadece […]

günün ışığı

Yağmur yağmadı, attım kendimi dağa. Gönlün tutuşsun işte böyle. Bakarak Boyacı sumağı’nın körpe sürgünlerine. Yanıp kül ol, yeniden doğmayı ummadan. Küle dön ki daha da durabilesin karşısında. Işığın yaprağa her vuruşuna şaşır. Işık yapraktan çekilince de öyle. Şimdi Akdeniz’de sonra yetiştiği her yerde böyle uyanacak Boyacı sumağı (Cotinus coggygria). Dallarının ucunda alevlerle. Sevdiceğim budur dünya.