keçinin insanı, insanın keçisi

Longo Mai’de bir tuvalet kapısı. Üzerinde yazan; “Çobanın kıçı her daim kekik kokar” * Öyle midir gerçekten? Keçiler taze otlarla beslenmeye ve çoban da karnını sütle, çökelekle, yoğurtla doyurmaya başladığında evet. Çünkü süt kekik kokar. Taze biçilmiş ot kokar daha doğrusu. Kekik de bütün otları temsil etmeye en teşne adaylardan biridir. Ama hazır yemlerin süte […]

bu kadar

Bu işte, bu kadar. Kaplayacağın yer. Artık taşla mı yaparsın, samanla mı, çamurla mı, hepsi olur. Hemen olur. Kuşlar gibi bir günde yaparsın yuvanı. Otları bilmiyormuşsun. Öğrenirsin, pek güzeller çünkü. Ekmeyi bilmiyormuşsun. Kökleri ve dalları da bilmiyorsun? Tohumlar karanlıkta kök salar. dallar güneşe doğru uzar. Sonra meyve yaparlar, sonra sen onları yersin. Fazlasını dalında bırakırsın […]

çoban bakıları

Çoğu bölümü kayalık, arada ufak düz tarlaların bulunduğu bu makilik alanda, 2 metrelik taştan kuleleler üzerine oturup keçi sürülerini gözler, gerekirse nidalarıyla çevirir, bir yandan da kirmenle yün eğirirmiş çobanlar. 100-200 keçiden oluşan sürülermiş bunlar. Şimdi kalan bir avuç çobanın bir avuç keçisini idare etmek kolay. Kullanılmayan bakılar yıkılmaya yüz tutmuş artık. O keçilerden biri […]

filiz’i takdimimdir

Bitkileri çok iyi tanıyan Filiz’i takdim ederim. Fotoğrafını çektiğim sırada Juniperus oxycedrus ssp. oxycedrus (Katran ardıcı) yemekle meşguldü. Filiz şu anda keçiler için yapılan ahıra konmuyor. Diğerleri onu “süsüyor” diye. Süsmek, keçiler için boynuzlarıyla rahatsız etmek, sıkıştırmak, zarar vermek anlamlarında kullanılıyor. Bu yüzden bacağı kırılmıştı. Bu hüzünlü hikayeden özgür bir keçi çıktı. Filiz, evinin etrafından […]