yolumu değiştiren

Dağın taş olup aktığı, canına kök salmış Kızılçamları iştahla büyüttüğü. Bazı terkedilmiş yurtların sanki ezelden beri ıssız göründüğü. Üstelik hayyyy, deş deş taşlarda yankılanıyorken hâlâ. Yüksek ağaçların tepesine tüneyen kuşların sesleri değil çığlıkları. Kurumuş otları çıtırdatarak, kuş seslerini bölerek, uzaklaşan kaplumbağa. Güneş batana kadar ötecek olan Ağustos böceği, neredeyse nefes almadan. Yamaçlarında cumhuriyet ilan etmiş […]

kocakarı düşü

Drimia maritima (Ada soğanı) Büyüdüğüm evin çok kısıtlı da olsa hastalıklar için doğal reçeteleri vardı; mide ağrısında kimyon, grip, nezle olunduğunda nane limon kaynatılır, boğaz ağrısı ve öksürük için meyan kökü şekeri ağızda çevrilir, karın ağrısında karın bölgesine zeytinyağı sürülür, bademcikler şiştiğinde de çektirilmeye gidilirdi. Sağlığımızı korumak için de reçetelerimiz vardı; her sofraya eşlik eden […]