her otun hikayesi

En solda bol yapraklı görünen. Badem. Hep kurtlu. Çağlasını yiyince bal. Burada bitenlerden. İlk sene ortalıkta yoktu. Keçiler yiyormuş meğerse. Köklerini taşa gömmüş sırasını bekliyormuş. Sonra Roka geliyor. İlk sene ektiklerimden. Şimdi beşinci yıldayız. Artık roka ekmiyorum. Tohumlarını saçıp kendiliğinden büyüyorlar. Sonra yine badem. O da yaşıyor. Sonra Rezene. Burhaniye'den Ezine'ye doğru çıkılmış bir yolculukta… Yazının devamı her otun hikayesi

Faydadan sayılır mı ki?

Balık ağzı'na geldi sıra. Sarı, kırmızı ve pembe. Aslan ağzı diye de tanınır. (Antirrhinum majus) Vatandaşlarımızdan biri. Ama daha önce hiç tohum keselerinin nasıl koktuğuna bakmamıştım. Gevrek bir koku, aşık türkülerine benziyor. Tütsüsü var mı, yoksa olmalı. Diken otu'nu (Asteriscus spinosus) bahçeye taşımaya niyet edip, tohumlarını aldım. Merak ediyorum ekmek isteyen olur mu acaba? Hem… Yazının devamı Faydadan sayılır mı ki?

Mercanköşklerin en güzeli

Akdeniz'de, kuru, kayalık yamaçlarda görebileceğimiz bir Mercanköşk türü (Origanum majorana). Küçük çiçeklere, yaklaşık 80 cm uzunluguna varan, dik, ince çiçek saplarına sahiptir. Yapraklar, yaprak tepesine doğru yuvarlak, düz kenarlı, uçları küt, alt ve üstleri gümüşi tüylerle kaplıdır. Gövdenin üstü de kıllarla kaplıdır. Bu da ona mat, grimsi yeşil bir görünüş verir. Yaprakları karşılıklı dizilişli, kısa… Yazının devamı Mercanköşklerin en güzeli

Susun, nefes alamıyorum

İnsan dünyası dışından uzanan bir ipe dolanınca tohumlarla başlayıp bitkilere, -yoksa bitkilerle başlayıp tohumlara mı?,- sonra o bitkilerin üzerine konan kelebeğe arıya, böceğe derken... Önce bitkiyi sonra onu seveni görüyorsunuz veya birine bakarken diğerini farkediyorsunuz. En azından bende böyle oldu, olan. Sonra anlıyorsunuz ki hiçbir şeyin tek başına bir anlamı yok, hatta tek başına yok.… Yazının devamı Susun, nefes alamıyorum