şaşırma gücü

Ovayı özlememe sebep bitkilerden biri Hardal (Sinapis arvensis). Orada dibi görünmezdi. Ama şikayet etmiyorum olduğum yerden. Ne yazık ki -ovaya üzülerek-buradaki bitki çeşitliliği çok daha fazla. Hatta “çeşitlilik” dediğimiz kavramın ne demek olduğuna, nasıl zenginleştirici bir güç olduğuna ovadan uzaklaştıkça vakıf oldum. Ova; yerleşimlerin, endüstriyel tarım uygulamalarının bağrı. Bu da orada yetişebilecek yaban bitkilerinin, hayvanlarının, mantarların ve insanların yolunu tıkıyor. “Çeşitlilik” üzerinde önemle duruluyor, çoğu zaman aynı önemle dinlemiyorsak bunun sebebi ne anlama geldiğini kavrayamıyor oluşumuz. Tek tipe, tek biçime mahkum edilmiş olmanın ruhumuzu zaten alabildiğine fakirleştirmiş olması. Farklı olanla olası bir karşılaşma da korkuya boğuluyor böylece. Şehirden gelen yavrucakların buradaki hayvanat karşısında korkuyla kaçışması gibi. Oysa dünya, nasıl tatlı bir canlılıkla kıpırdıyor, taş dahil.

Çeşitlilik her oyukta, her köşede, her adımda farklı bir insanla, bitkiyle, hayvanla, yaşam biçimiyle karşılaşmaktır. Bu insana şaşırma gücü veriyor, ki hayal gücü kadar önemli. Anlatılabilir değil, görülebilir, koklanabilir, hissedilebilir bir şey bu. Ve bunlar elele verip aklın kurgusunu altüst ediyor. İyi ki ediyor. Ki düşünün son 50 senede yaban hayvanlarının %60’ının yokoluşuna sebep olduğumuzdan bahsediyoruz. Aynı yokoluş tüm varlıklar ve “insan türleri” için de geçerli olsa gerek. Çeşitlilik dediğim, görmem, saymam, sevmem gerekenin kırıntısı. Ama mutlaka görmem gerekiyor, bu kadar acımasız olmayı tecrit edilmiş bir yaşama, böylesinin doğru olduğu fikrine, hep benzerlerimizle yatıp kalkmaya borçluyuz.

Hardal dağda yetişmiyor değil ama tek tük, toplayıp yemeye gönül razı gelmiyor. Gerçi bir bitki yaklaşık 1200 tohum yapıyormuş ama vardır o tohumların sahibi. Keçi hardal görse duru mu? Tohumları 10-35 yıl canlı kalabiliyor ve ancak yüzeye yakınsa çimleniyormuş. Sinapis arvensis yanında Hardal olarak bilinen ve besin bitkisi olarak kullanılan Sinapis alba (Mamanık, Hardal otu) ve Brassica nigra (Kara hardal) var. Brassica nigra tarımı yapılan ve halk hekimliğinde de kullanılan bitkilerden biri. Ancak bu türü, yemek için de tıbbi olarak da ölçülü kullanılmamız gerek.

Hardalın (S. arvensis) toprak üstü kısımları bitki tohum yapmadan önce toplanmalıdır. Yapraklarıyla sarma yapılır, soğanla kavrulur, karışık ot yemeklerine, bulgur pilavına katılır. Hardal’ı bugün anmamın sebebi ise Çukurova’dan gelen, dallarıyla kurulmuş turşu. Dallar biraz yumuşayıncaya kadar kaynatılıp turşusu yapılıyormuş. Dalını sevsinler bir turşu bu kadar mı güzel olur?

Not: Genel olarak Turgiller, özel olarak Hardal türlerinde (Sinapsis sp.) tanı ancak meyvelerine bakılarak konulabilir.