bir adım, iki adım

Asphodeline cilicica (Tokmaklık)

Bir adım, iki adım, bir bakmışsın karşında bir Tokmaklık. Acaba diyorum kulak ağrısı için yapraklarını ezerek çıkardıkları su yüzünden mi bu adı almış bitki. Su, tokmakla mı çıkarılıyormuş? Sorabileceğim kimse yok. Hem besin bitkisi olarak hem de halk hekimliğinde kullanımı üzerine yapılan çalışmalar bu kullanımlardaki isabeti doğrulayan sonuçlar elde etmiş. O olmuş, bu olmuş, ama Tokmaklık’ı (Asphodeline cilicica) dünyayı adımlarımla katetmiyor olsaydım hiç göremezdim. İşte başka başka otların, ışıkların, gölgelerin içinden -abartıyorum aslında ışık ve gölge de görülmez hızla giderken- geçilip gidiliverirken hız herşeyi birbirine benzetir. Her bir ağaç yoktur da ağaçlar vardır, her bir ot yoktur da otlar vardır. Tokmaklık genel manzaranın içinde kaybolur, manzara ne kadar güzel olursa olsun, bu kaybedişe kahroluyorum.

Asphodeline türleri için deniyor ki; “Taze meyvelerin şekil ve boyut özellikleri teşhislerin ana elemanlarıdır.” Yani hangi Asphodeline türüne baktığımızı anlayabilmemiz için şu fotoğraftaki yeşil renkli meyvelerin biçimine ve ölçüsüne merakla bakacağız.

Türkiye’nin sadece Doğu Akdeniz coğrafyasında yaşıyor. Öyle güzel yaşıyor ki. Kireçli, taşlı bir toprağın yüzünde. Taşın çiçek açtığını bilmeyen kaldı mı? Bulduğu boşluktan onlarca yaprak püskürtmüş, tam ortalarında da bir değnek büyütmüş; baştan sona çiçeklerle dolu. Henüz selvi boyluyu çiçekteyken göremedim. Tohumunu aldım ve Mart, Nisan gibi ekeceğim ama yavaş büyüyecek, belki ilk yıl sadece yaprak yapacak. Karşılaşabilmek için baharda yolu ona kırmak gerek.