unutsun

Biz bu yolu bir Ceviz’e dayanalım diye yürüdük. Unutulunca yeniden başlamış bir Ceviz’e. Bir rüzgar gövdesinin yarısını alıp yere vurmuş. Unutulunca yeniden doğmuş bir Ceviz’e. Gün akşama dayanmış, güneş sıcağını yavaş yavaş başımızdan çekerken karşısında durmuş susuyordum ki gölgesine sığındığım öte tepedeki Çıtlık’ın kesildiğini öğrendim. Unutsalardı ya bizi de. “Ibrahım anasına odun etmiş”. Rivayet odur […]

taşımasu

7-8 yaşındaki kızılçam ağaçlarının altında oturarak ağaç sulamak için dizdiğimiz plastik şişeleri dolduruyorum. Çevremizdeki bütün ağaçlar bu şekilde büyütülmüş. Hangi ağaca dokunsak ekeni, büyüteni, “bu ağaçları ellerimle suladım öyle büyüttüm” diyor. Susuz bir köy burası. Benim de umudum 5-6 yaşına geldiklerinde topraktan ve havadan, ihtiyaç duydukları nemi alabilecek kadar köklerini derinlere salmış ve yapraklanmış olmaları. […]