saray değil yuva

Bulanık da olsa kuş fotoğrafları çekmeye razı olduğumdan beri daha çok kuş tanır oldum. Kuşların yanına varmam için küçücük bir adım atmam yeterliymiş. Görüyordum da, hepsi kuştu. Kim olduğunu bilmek ise sorumluluğa davet ediyor insanı. İşte soba borusunun geçtiği deliğe yuva yapmış. Evin ön yüzlerine daha fazla delik açmaya karar verdik. Çalıların ve büyük ağaçların olduğu orman açıklıklarını tercih eden göçmen kuşlardan Maskeli Örümcek kuşu (Lanius nubicus) ve sanırım yuva da onun. Kaç gündür bahçede çalışırken çatı profilinin üzerine tünemiş görüyordum. Demek ki yuvayı kurmak için malzeme taşıyormuş. Malzeme seçimi; kompostta duran keçi kılı ve Misket’in her yerde bulunabilen kılları. Yuvanın girişine de birkaç dal, çer çöp kondurmuş.

Hem orman büyümeye başladı hem de tapulu arazilerde kaldığı için kesilmekten kurtulan 100 yaşındaki Kızılçamlar yaşıyor bahçede. Ne garip, Akdeniz ormanları tapulu kesimlerden çok çekti. Geniş yaprakları ağaçları çağıran öncü ağaçlar, yani meşeler böyle indirilmişti bir zaman. Bugünse en azından bazı yerlerde tapu ağaç kurtarabiliyor. Devletin iştahı arttı. Devlet deyince sosyal bir kurumdan bahsediyormuşum gibi oluyor. Belki de özel devlet demeliyim.

Siyasete karışmak istemiyor ama Maskeli örümcek kuşu’nun bile devletle işi var. 7 sene önce yuva bildikleri ağaçları teker teker kestilerdi. Halbuki saray da değildi istedikleri.

Nasıl bir ötüş o öyle? Tır tır tır tır. https://macaulaylibrary.org/asset/104674731