pat!

“Çocukken Patlangaç’ın tohum kaplarını patlatmak en büyük eğlencemizdi ” diye başlayabilmek isterdim ama öyle değildi, varlığından bile haberdar değildim.

Patlangaç’ın mevcudiyeti hiç hafife alınacak şey değil. Çocuklardan çalınmış olanın ne olduğunu veya onu da, ne çaldığını bilmeyen bir hırsız olarak yetiştirmenin ne demek olduğunu kavramak gerek. Patlangaç ve arkadaşlarının yerine konulabilecek hiçbir şey yok; ne iyi bir eğitim, ne sağlık sigortası, ne güvenlikli bir site. Başka yerlere çıkılmıyor onlarla. O kadar düz ki vaadetikleri, bakınca gözlerim yaşarıyor.

Colutea cilicica (Patlangaç) eğlencesinin yanında toprağa azot bağlayan bir çalıdır. Hem toprağı iyileştirmek için hem de erozyon kontrolünde kullanılmaktadır. Türkiye’nin hemen her yerinde doğal yayılışı vardır. 24 saat sıcak suda bekletilen tohumları sonbaharda ekilebilir. Halk tıbbında yara iyileştirici olarak kullanılır. Bir araştırma bu geleneksel kullanımı destekleyen sonuçlar elde etmiştir.*

Bir de Anadolu Devmavisi (Iolas Blue) kelebeklerinin yumurtladığı bitkilerden biridir. Dikkatli bakarsanız üzerinde yumurtasını veya tırtıllarını görebilirsiniz.

Tohumlarını Mart başında ekebilmiştim ancak. Hemen hepsi tuttu. Birine yoldaşlık eden Mine çiçeği de (Verbena officinalis) işin ekstrası oldu. Patlangaç çalısı ekene Mine çiçeği bedava. Bitki toplulukları, kardeş bitkiler böyle bir şey olsa gerek. Birinin bittiği yerde diğeri de gösteriyor yüzünü.

12 Mayıs 2019

Mavi kelebeklerden bahsetmişken Çokgözlü Güzel Mavi‘nin sırasıdır (Polyommatus bellis). Beni görünce kağıt taklidi yaptı önce, ama olmaz ki, seni kim çizebilir, bunca güzel? Baktı sabırlıyım, zarar da gelmeyecek, öyle gösterdi mavisini.

Kelebeğin yumurtladığı bitkiler ve yumurtadan çıkan tırtılların besinleri şunlardır; Anthyllis vulneraria (Çoban gülü), Trifolium pratense (Çayır üçgülü), Melilotus officinalis (Kokulu yonca), Lotus corniculatus (Gazal boynuzu). Tüm besin bitkileri Baklagiller ailesinden; kontrolsüz otlatma, şehirleşme ve tarım zehirleri yüzünden gül yüzlerini yaban alanları dışında görmekte zorlandıklarımızdan.

Lycaenidae ailesinden özellikle Mavi kelebekler’le karıncalar arasında özel bir bağ var; “Tırtıllar gövdelerinin üst tarafındaki bir salgı kesesinden karıncaları çeken ve besleyen şekerli ya da amino asitli bir salgı salgılar. Karıncalar da bunun karşılığında onları parasitoidlerinden ya da avcılardan korur.” Dünyayı ayrı gayrı düşünmek aradaki bağları görmemizi ve anlamamızı engelliyor. Oysa her şey bir diğerine incecik bir iplikle bağlı. Elimizi uzatsak o iplikçiklere dolanırız. Görmeye niyet etsek onlar tarafından sımsıkı bağlanırız. Bizi dimdik tutan da bu görülmüş bağlardır.

Tanı için Trakel grubuna (Türkiye’nin Anonim Kelebekleri) teşekkür ederim.

Kaynak: Bilim-teknik Mayıs 2011, “Kelebekler Ne Kadar İlginç Olabilir ki?”, Didem Ambarlı

Not: Bu bir erkek kelebek, dişiler kahverengi oluyor.

%d blogcu bunu beğendi: