yaşadığımız coğrafya

Yuvamıza giden yola tırmanmaya başladığımızda, yani sıfırdan dokuz yüz metreye çıkarken bir hayli gösterişli bir uçurumu aşmamız gerekiyor. Hemen sağda ise dağ uzanıyor. İşte o dağın yüzü şimdi Euphorbia rigida ile kaplı. Bir tür sütleğen. Hakkını vererek fotoğraflayamadım, güzelliğini sergilemek sonraya kalsın. Ama tohumlarından haberdar etmek isterim. Fotoğrafta görünen tohumlar çeşitli Euphorbia türlerine ait. Hemen tohumun üzerindeki farklı şekillerdeki etli bölüme “karankula” deniyor. Lipid ve proteinlerce zengin etli bir bölüm. Bilin bakalım lipid ve proteinleri kim hüpletiyor? Elbette karıncalar. Ve sayelerinde sütleğen tohumları yürüyor, hatta koşuyor da diyebilirim.

Sütleğenler başka özellikleri yanında meyve ve tohum şekilleriyle ayırdediliyor. Bu da sütleğen tohumları üzerine birçok çalışma yapılmasını sağlamış. Örneğin tohumlar üzerinde görülen yüzey şekillerinin etkileri üzerine. Bu yüzeyler aldıkları şekillere göre, tohuma, su tutmama, ısı dengesini sağlama gibi avantajlar kazandırıyor. Tabii bunlar hep bitkinin yaşadığı coğrafyaya göz kırpma biçimleri. Kurak mısın, o zaman ben de pürüzlü olacağım diyor tohum. Böylece esecek rüzgar üzerimde.

Dalıp gittim yine.

Tohumlar sırasıyla; (1) E. humifusa, (2) E. indica, (3) E. heteradena, (4) E. connata, (5) E. petiolata, (6) E. aucheri, (7) E. boissieriana, (8) E. buhsei, (9) E. cheiradenia. (10) E. bungei, (11) E. erubescens, (12) E. helioscopia, (13) E. macrocarpa, (14) E. phymatosperma, (15) E. myrsinites.

Fotoğraf kaynağı: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0367253011001174