bir çocuk için günün hayvanı

Yaban domuzlarından çok korkan bir çocuk varmış. Habire teyzesine sorup dururmuş; ‘Teyze, yaban domuzları bizi yer mi?”, “Dişleri çok mu uzun?”, “Görürsek kaçabilir miyiz?”. Sonra yaban domuzu korkusunun yerini ayı korkusu almış. Çocuk ya, hâlâ ormanını içinde taşıyormuş. Korku da bu ormandaki çoooook eski karşılaşmaların anısıymış belki de. Oysa ayılar sadece geniş yapraklı ormanlarda yaşar. […]

kurunun içindeki taze

İşte bir örümcek, yavrularının başında nöbette. Otlar kurudu, tohum attı, atacak, artık yürüyebilelim diye biçmeye kalkmışken rastlaştık. Bir değdim o kuruluğun içinde bir hayat fırıl fırıl döndü. “Bekçilik etmek” aklımın çengeline takılıdır. Sevdiklerine, ciddiyetle düşündüklerine bekçilik etmek, böyle başında, tetikte durarak, pür dikkat. O ağı bozmaya niyet etmiş ne çok şey var. Ama kapısında duruyoruz.