çiçeklerin omzu

Deli karanfil’in pembesi dur diye bağırınca, durdum. Ardıç ve Geven’lere ulaşmadan az önce. Toprak yerini taşa bırakmışken. Ve taş bildiği tüm çiçekleri açmışken. Üzerine konacağım mis kokulu Koca Pelemir’in de, sıra gelmiyor. Kelebekler, envai çeşit böcek. Başında sevdalı bir uğultu. Yol kenarlarını seviyormuş ya, uğultuyu bölen araba sesleri kaçırıyor beni, kelebeği, böceği. Nereden baksan bu […]