sarmaş dolaş

Dün Dag laleleri’nin ülkesini ziyarete gittim. Ardıç köklerinde, taş aralarında, kaya oyuklarında binlerce Dag lalesi yere serilmişti. Pembesi, moru, mavisi, beyazı. Bulutlar güneşin yüzünü göstermesine pek izin vermiyordu, ışık kısacık bir an pembeyi aydınlattı ama o kadarcık. Aralarında yer çekimiyle dalga geçenler bile vardı. Hangi bahçıvan Eşek baldıranı’yla Dag lalesi’ni yan yana eker ki? Eksinler. […]

nasılsın?

Nasılsın? Her çiçeğin dalından kurtulmaya çalışan bir kelebek gibi uçmaya hazır. Yerinde gözüm kaldı. Ladinlerin arasında, dokunulmaz bir uçurumun yamacında bitmişsin. Yediğin, içtiğin kadar dünya. Hemen yakınında büyüyen Ardıç’ın kaderine bak bir de. Taşın içine akıttığı kökünü gör de şu dünyanın yüzünde kendine nasıl yer açtığını anla. Ama sen bu hikâyeyi Ardıç kesilirken yuvarlanan taşlardan […]