mor dünya

Ana evinde, bir çekyata uzanmış, kaptığım son model grip yüzünden sanrılı düşler görerek atlattım gerçek hayat ziyaretini. Bu son model gripler karşısında sömürgecilerin getirdiği mikroplarla kırılan yerliler gibiyim ben de. Karşılaşmadığım için bağışıklık geliştiremiyor ve göz ucuyla görsem yere seriliyorum.

Neyse artık bahçedeyim. Hava soğuk ve kapalı. Elektrik bir var bir yok. Yağmur izin verdiğinde bahçede dolanıyorum. Labada’nın akrabası Ekşi kulaklar’ın güzel ve lezzetli yapraklarını toplarken mor dünya geliyor aklıma.

Mor Dünya hipotezine göre bitkilere yeşil rengini veren ve fotosentezden sorumlu klorofil pigmentinden önce, – yani günümüzden yaklaşık 2.4 – 3.5 milyar yıl önce- fotosentezi gerçekleştiren ‘retinal’ adı verilen mor renkli bir pigmentmiş. Dolayısıyla bitki örtüsünün baskın rengi yeşil yerine mormuş. Yaprak dökmeyen Kızılçamlar, kermes meşeleri ve defneler, yeni filizlenmiş tüm otlar mora dönüyor. Yeşil kadar güzel, yeşil kadar yakışıyor dünyaya. Neyse ki sanrılar daha gitmedi başımdan.

Bitkiyle ilgili yazı; http://yaziyaban.com/kacirilmis-yolaklar