konmasınlar

Dün tanıştım kendisiyle. Er sütotu (Polygala venulosa) nadir görülen türlerdenmiş. Türkiye florasına Asuman Baytop tarafından kaydı yapılmış. Asuman Baytop diyor ki; “Nisan 1971 günü, Didim yolu üzerinde, Didim’e takriben 10 km kala, bir sırtta, çiçekli ve meyveli halde tesadüf ettik.”

Bugün Asuman Baytop’un dolandığı o sırtta hâlâ Er sütotu ve yine Baytop’un kaydıyla ona komşu Tüylü laden, Ezentere, Halilİbrahim zahteri, Arap güneşotu, Ölmez çiçek olduğunu düşünebilmek isterdim. Ama gözümün önüne yazlık siteler, marketler, benzin istasyonları geliyor.

Ben de kaydımı tutayım; Mayıs 2019 günü, kesilmiş orman alanında rastgele dolaşırken, bir ot gördüm. Küçük ama göz alıcı, damarlı, mavi çiçekleri vardı. Epi topu 2 taç yaprağı olan, -ki belki onlar çiçek yaprağı da değil- maviler salınıyordu üzerinde. Gözlerimi alamadım geri. Bir bitkinin başında Kâbe’yi döner gibi dönüyorum ilk tanışmada, döndüm. Dökülmüş taç yapraklarını aradım ama bulamadım. Olana razı olup sordum adını öğrendim.

Er sütotuna komşu bitkiler de şunlardı; Tüylü laden, Alıç, Kermes meşesi, Endemik kantaron türü (Hypericum polyphyllum ssp. polyphyllum), Kızılçam, Kedi nanesi, Anuk, Bahçe tacı, Mürdümük, Üçgül türleri, Dağ çayı, Arap sümbülü, Acı süpürge, Endemik Sultan dikeni (Centaurea antiochia), Dar yayılışlı endemik Ekin hınzırı (Peucedanum longibracteatum), Pülüskün, Topuz, Boyacı sumağı, Menengiç.

48 sene sonrasını düşünüyorum. Marketleri, istasyonları, siteleri konduramıyorum buraya. Konacak olsalar yıkıyorum gözümün önünden.