kırkbatıran iğneliyor kırk yerimi

Kırkbatıran’la , Kuş kirazı’yla tanıştığım gün rastlaştık. Genelde kendimi dinler, incitmemeye, yormamaya gayret eder, gerek olursa bedenimi iyileştiririm. Kötü alışkanlıklarım, kaçamaklarım var yine de. Onlara müsammaham da. İyi veya kötü bu yöntemlerin işe yaramadığı bir gündü ve tıbbi destek almam gerekmişti. O gün, iki, çok değerli ve tam da şikayetlerimle ilgili bitkiyle karşılaşmam bir tesadüf olabilir mi? O halde neden “iyi olacak hastanın doktor ayağına gelir” demişler. Bence tam da buydu durum. Ancak kimle karşılaştığıma kafa yormamıştım. Daha doğrusu Kuş kirazı’na takılıp Kırkbatıran’ı unutmuştum. Üstelik derdimi insan sıfatındaki doktor da çözememişti. İçimde, günü geldiğinde, bitkileri teker teker çağıran bir zemberek işliyor. Nasıl çalıştığını ben de çözemedim ama çalışıyor tıkır tıkır. Gönülden bağlıyım her şeyin bir zamanı olduğu düsturuna. İşte zamanı. Kırkbatıran iğneliyor kırk yerimi. İğnelesin, merhem sürüp sızıyı geçirmeyeceğim. Sarmaş dolaş gezeceğiz bir süre.

Bir adı da Engerek otu. Tıssss. Hiç de ‘tıssss’ değil. Ama nasıl sese tercüme edilir ki o çıngılama? İnsanın aklına yılanlar geliyor hemen. Haklı da. Yılan zehirleri için kullanıldığı veya tohumu bir yılan başına benzetildiği için bu adı almış olabileceği düşünülüyor. Kırkbatıran adı ise sık yünsü dikenimsi tüy örtüsüne atıf yapıyor. Temas edilmesi durumunda alerjiye, deri döküntülerine neden olabilecek, Saman nezlesini tetikleyebilecek kadar güçlü bir zırhla kaplı. Hapşuuu… Yetmemiş, otçullara karşı pirolizidin alkaloidlerini kullanarak kendini tatsız tuzsuz bir hale getirmeyi de becermiş, birçok Hodangil üyesinde olduğu gibi.

Hodangiller ailesinden, Kırkbatıran (Echium plantagineum). Daha çok bilinen Hodan’ın, Karakafes otu’nun yakın akrabası. Echium cinsi, korallanın zigomorfik* olması, huni şeklinde, az çok derin parçalı, dışa kıvrık yapıya sahip olması ve değişken desenli meyveleriyle tanınıyor. Türler ise bitkinin genel özellikleri yanında stamenlerin (erkek organların her biri) koralla tüpünün içinde kalması veya dışarıya taşmasına göre gruplara ayrılarak yapılıyor. Hangi gruba girdiğini kestirebildiysek hemen ardından şu özelliklere bakıyoruz; meyve yapısı, bitkinin yaşam ömrü (iki yıllık, çok yıllık vb.), koralla boyu ve rengi, çiçek durumu, erkek organların sap rengi vb.

Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz kıyı şeridi boyunca, 2400 rakıma kadar görülebilen bir bitki. Çeşitli ülkelerde yayılıcı, zararlı bir ot olarak görülse de hem tozlayıcılar hem de görünen o ki insanlar için önemli bir bitki olma yolunda ilerliyor. Yine de Kırkbatıran’ın çok yoğun olduğu bölgelerde – diğer Echium türleri dahil- otlayan arıların balı için uyarılar var. Pirolizidin alkaloidleri bala karışıyor. Belli bir oranın üzerinde alımı ise karaciğer üzerinde olumsuz etkilere sahip. Özellikle hamile olanların uzak durması öneriliyor. Geleneksel tıbbi kulanımları; yılan ve akrep zehirlenmeleri, soğuk algınlığı, öksürük, ateş, baş ağrısı, ödem, böbrek taşları, iltihaplanma, melankoli , ağrı ve yaralar. Bugünse E. plantagineum ve E. vulgare türlerinin tohum yağı özellikle kozmetikte kullanılan çok değerli bir yağa dönüşmüş durumda. Bitkinin ekimi hâlâ yaygınlaşmamış olsa da şimdiden üzerine birçok araştırma yapılmış ve şaşırtıcı sonuçlar elde edilmeye devam ediyor. Öte yandan o kadar popüler olmuş ki içeriğinde Echium yağı olan kozmetik ürünlerin listesi okumakla bitmiyor. Omega-3 yağ asitlerinin (balık yağı gibi) hayvansal kaynaklarına bitkisel bir alternatif olarak öneriliyor. Bu yağ asitlerinin iltihap karşıtı etkisinden yararlanmak isteyen veganlar için önemli bir destek olmaya aday. Tabii iltihapla ilişkilendirilen birçok kronik hastalık için de. Özellikle; astım, inflamatuar bağırsak hastalığı ve romatoid artritt hastaları için. Bununla birlikte yağın çok çabuk oksitlendiğini soğuk ortamda muhafaza etmek gerektiğini söylemeli. Hap şeklinde formları da bulunuyor. Türkiye’de de tez çalışması olarak Echium yağı ve zeytinyağıyla yapılandırılmış bir yağ üretilmiş, ancak akibetinin ne olduğuna dair bir bilgi bulamadım.

Bir makalede ekstraksiyon sırasında pirolizidin alkaloidlerinin çıkarıldığı ve bu işlemin Echium yağının Omega-3 yağ asitleri içeriğini sınırlamadığı bilgisi veriliyor. Zaten bu alkaloidler tıbbi olarak faydalandığımız birçok bitkinin savunma mekanizmasının önemli bir parçası. Dolayısıyla zarar görmeden böyle bitkileri nasıl kullanacağımızı öğrenmemiz gerek. Önerilen; PA içeren bitkilerde yılda 6 haftayı geçmeyecek şekilde ağızdan günde 1 mg, harici kullanımda günde 100 mg doz. Ama bu öneri bugünün önerisi. Yarın bilimin yeni cevabı ne olur bilemiyorum. Mutlak cevaplar yok ne de olsa. Ayrıca bütünün iyiliğini gözetmeyen cevaplardan da bolca bulunuyor. Örneğin genetiği değiştirilmiş soya fasulyesinden elde edilen yağlar Echium yağının pabucunu dama atmış, atacakmış. Otlara sarılmanın tam sırası belki.

Kırkbatıran’ın tohumları karıncalar, kuşlar, otlayan hayvanlar ve nehirler tarafından yayılıyor. Fazla otlanması otçul hayvanlar için de kronik karaciğer hasarı ve ölümle sonuçlanabiliyor. Tohumlar 6 sene canlılığını koruyor. Bitki yerini severse tohum konusunda oldukça cömert ve kuraklığa dayanıklı. 1 metreyi bulan derin kökleriyle de toprak dostu. Ekim zamanı için önerilen dönem bahar başı. Bence Akdeniz’de sonbahar da çok iyi bir alternatif. Tohumu örten toprak ise ince olmalı. Şimdilik sadece Silifke’de rastladım, tohumuna yetişememiştim ancak bu sene sık sık ziyaretine gidip bahçeye buyur etmeye niyetliyim.

Echium plantagineum (Kırkbatıran) Tür özellikleri:

Annual or biennial, ± softly setiform-hairy. Stem usually branched at base, 17-65 cm, patent-tomentose. Basal leaves 5-28 x 1-3.5 cm, ± broadly ovate to narrowly elliptic, blade with prominent lateral veins, often ± abruptly attenuate into a short petiole; cauline much smaller, linear-lanceolate, cordate and slightly amplexicaul. Inflorescence much-branched. Calyx 7-9 mm at anthesis, accrescent to 15 mm in fruit. Corolla bright or dark blue to purple, occasionally pink or dark reddish violet, 19-32 mm, broadly infundibular to somewhat trumpet-shaped, glabrescent or with sparse setiform hairs on veins and margin. Lower 2 anthers exserted, upper 3 included. Style bifid for c. 1 mm. Nutlets c. 2 . 3 x 2 mm, ovoid-bipyramidal, with prominent ventral and distinct dorsal keel, and short suberect beak, tuberculate and faintly striate. (P. H. Davis, Flora of Turkey, 6. cilt, sy. 318)

“ Yıllık veya iki yıllık, az veya çok yumuşak kıl şeklinde tüylü. Gövde genellikle tabanda dallanmış, 17-65 cm, kaba tüylü. Taban yaprakları, 5-28 x 1-3.5 cm ölçülerinde, az veya çok geniş oval ila dar eliptik, belirgin yan damarları olan, sıklıkla az veya çok ani bir şekilde kısa bir yaprak sapıyla gövdeye bağlanır. Gövde yaprakları çok daha küçük, doğrusal mızrak şeklinde, kalpsi ve hafifçe gövdeyi sarar. Çiçek durumu çok dallıdır. Kaliks (çanak yaprak örtüsü) çiçek açma devresinde 7-9 mm, meyvedeyken 15 mm’ye yükselir. Koralla parlak veya koyu mavi ila mor, ara sıra pembe veya koyu kırmızımsı menekşe rengi, 19-32 mm ölçüsünde, genişleyen bir huni veya biraz trompete benzer, tüysüz veya damarlarda ve kenarlarda seyrek kıl şeklinde tüyler barındırır. Alttaki iki anter(başçık) dışa taşmış, üstteki üçü ise içeridedir. Tepecik çatallı, 1mm. Meyve 3 x 2 mm, yumurta biçiminde, belirgin karınlı ve belirgin sırt omurgalı, kısa alt gaga, siğilli ve hafif çizgilidir” (Çeviri bana ait, muhtemelen eksik ve hatalıdır.)

ÖNEMLİ NOT: Tür E. vulgare veya E. angustifolium da olabilir. Tam olarak karar veremedim. Yaşam biçimini bilmiyorum, ölçü almadım ve netleşmek için tohumlarına bakabilmeyi diliyorum. Ancak bitkideki stamen biçimi (erkek organ), E. vulgare tanı anahtarındaki tarife daha yakın; “Stamens usually all long-exserted; filaments blue to purplish.” Bununla birlikte koralla tanıda söylendiği gibi yoğun mavi değil. Şu durumda E. angustifolium daha güçlü bir ihtimal oluyor. Stamenin (erkek organlar) korallanın içinde olduğu türler zaten eleniyor. Dışına taştığı diğer 3 tür ise belirgin ve fotoğrafladığım bitkiye uymayan özellikleri sebebiyle eleniyor.

*Zigomorfik: Yalnızca tek bir simetri ekseni geçirilebilen çiçek simetrisi türü. Yani bir çiçeği ortadan dümdüz inen bir çizgiyle (yatay veya dikey olabilir) ikiye ayırdığınızda bir taraf diğer tarafa uymuyorsa buna zigomorfik veya monosimetri deniyor.

Tohum fotoğrafı şuradan: https://plants.usda.gov/java/largeImage?imageID=ecpl_002_ahp.tif

Kaynaklar:

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/B9780123756886101124

https://www.researchgate.net/publication/270843321_Echium_oil_A_valuable_source_of_n-3_and_n-6_fatty_acids

https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0113556

https://polen.itu.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11527/2256/11740.pdf?sequence=1&isAllowed=y