doruğu armut

Her pazar yeri aynı zamanda bir keşif yeri. Özellikle tarım alanlarıyla iç içe geçmiş yerler için. Bu pazar bir kış armuduyla karşılaştım. Yetiştiği yer olan Gülnar’da ‘kış armudu’ deniyormuş ama pazara geldiği Silifke’de “Gülnar armudu” adıyla satılıyor. Gülnar’ın en eski armutlarındanmış. Yamru yumru, iri, sulu, leziz bir aromaya sahip. Leziz deyip geçiyorum ama tarif edemediğimden. İçine bahar kekiklerinin özü katılmış sanki. Peşine düşmemek olmaz.

Önce İlçe Tarım’a sormayı oradan bir cevap alamazsam Gülnar’a gitmeyi düşünüyorum. Komşu sayılırız.Türkiye Armut’un anavatanlarından biri. 1977’de yapılan bir çalışmaya göre 600’ün üzerinde yerel çeşidimiz var. Her ne kadar eski tarihli bir çalışma olsa da armut çeşitleriyle ilgili hala bu çalışmaya atıf yapılıyor. Genellikle ahlata aşılanarak yetiştirilen ve yerelde yenilen armutlar bunlar. Anadolu’da kafa karıştıran tanışmalar için “dibin ahlat da doruğunu anlayamadım” denirmiş. Ben doruğundan başladım görmeye. O ne doruk ama. Armut türleri özellikle Elma’nın pek sevmediği sıcağa ve kurağa da dayanıklılar. Ahlat yanında Alıç’a da aşılanabiliyorlar. Dibi güçlü olunca ağaç da güçlü oluyor.

Bazen pazara düşüyorlar işte. Ama muhakkak yerel olarak tanınıyor, biliniyorlar. Farklı bir armutla karşılaşmanın üzerinden atlanılmaması gereken önemli bir karşılaşma olduğunu bilmek gerek bu yüzden. Özellikle bugün ekim için önerilen 27 çeşitlik armut listesinin sadece 5 çeşidi yerelse. Listeye sadece Limon armudu, Akça armut, Mustafa bey, Ankara armudu ve Deveci armudu girebilmiş. Geri kalanı aşina olduğumuz Santa maria ve benzerleri. Oysa Gülnar armudu’nu yemeden ölmemek gerek. Tohumlarını da aldım. Tohumdan çöğürü çıksa bile çeliği elimi uzatsam tutabileceğim kadar komşu. Tuttturabilirsem çoğaltıp dağıtmak üzere.

Güncelleme: Bu arada kesin bilgi Gülnar Armudu’nun, Deveci Armudu’yla benzerliği az lakin aynılar. Deveci armudu’nun örtü altında yetiştirilmemesi, Gülnar’ın rakımı ve iklimi meyveye farklı bir boyut, tat ve doku vermiş. Mut’ta fidancılık yapan Adem arkadaştan edindiğim bilgiler. Yani çeliğini alıp aşılasak da Gülnar’ın biriciğinden olmayacak armudumuz. Bu kadar mı farklı olur diyor insan ama coğrafyanın neler yapabileceğini tıbbi ve aromatik bitkilerden biliyoruz zaten. Ya insandan? Yine de şaşırmak iyi.