dağın çayı

Dağ Çayı (Sideritis perfoliata) Sideritis adının Yunanca demir anlamına gelen Sideros’tan geldiği düşünülüyor. Savaşlar sırasında demir uçlu silahlardan yaralanmaları iyileştirebilmek için askerler yanında “Sideritis” bitkisi taşırmış. Bir diğer açıklama da bu adın bitkinin demir açısından zengin içeriği ile bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Mercimeklerde bulunan miktarın 6 katı (200 mg demir/kilogram)

Halk hekimliğinde, tonik, gaz söktürücü, iltihaplanmayı engelleyici, teskin edici, kas gevşetici, idrar söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı ve soğuk algınlığını tedavi edici olarak kullanılıyor. Çoğu endemik ve yalnızca doğadan toplanmaları büyük bir sorun. Kahvelerde ve aktarlarda adaçayı diye dağ çayları veriliyor. Kontrolsüz toplama yüzünden belki de bu alışkanlığımızdan vazgeçmeli, hangi dağçayı türü olduğunu sormalı, endemik olabileceği konusunda bilgi vermeliyiz. Yabandan toplamanın önüne geçebilmek için bazı türler üzerine ekim çalışmaları yapılmış bunlardan biri de Sideritis perfoliata (Fincan çayı) Yunanistan’da tarımı yapılıyor. Türkiye’de de deneme alanlarında ekimi yapılmış. Ben de ektim olmam demedi. Şimdi bahçede büyüyorlar. Diğer dağ çaylarıyla kıyaslayınca S. perfoliata daha keskin ve baharlı bir tada sahip. Diğerleri küsmesin en çok sevdiğim bitki çayı oldu.

Sideritis perfoliata’nın özellikleri; Çok yıllık, çiçek rengi açık sarı/krem, çiçekler alt dudak 3 loblu, üst dudak çentikli ve kahverengi çizgili, çok sayıda yan dallı ve tabandan dallanmalı, olgunken -Akdeniz’de Haziran başı- hafif yatık ve uca doğru kıvrımlı çiçek sapları, yapışkan yapraklar ve sert gövde, yoğun limonsu koku. Kuruyunca bu yapışkanlık kayboluyor. Taban yaprak kenarları dişli ve yaprak belirgin damarlı. Çiçek sapının tepesine doğru gidildikçe yapraklar düz kenarlı. Yaprak ve gövde seyrek, kısa/uzun tüylü. Diğer dağ çayı türlerine göre iri bir bitki. Genç bireyler kısayken olgun bitki yaklaşık 80- 100 cm boya sahip.