çürüyen etimde bir çiçek

Bir çalının kökünde, küçük bir düzlükte, iki kayanın arasında, bir taşın duldasında, çürüyenin yanıbaşında sereserpe güneşleniyorlar. Gelen baharın, toprakta biriken nemin tadını çıkararak. Bu çiçek de Ak navruz’la aynı dönemde sarılarını gösteren Yel Çiğdemi (Crocus graveolens). “Taç yaprakların kokusu Eti Negro gibi” şeklinde bir tarif verilmişti bana. Tam olarak öyle diyebilirim. Karıştırılabileceği bir diğer tür olan Crocus vitellinus’tan başka özellikleri yanında bu koku sayesinde kolaycacık ayrılıyor. Taç yapraklar kahverengi şeritli olabildiği gibi tamamıyla sarı da olabiliyor. Henüz Çiğdem tohumlarına hiç rastlayamadım. Ancak tohumdan ekimlerde çiçeğini görebilmek için 3-5 sene kadar beklemek gerekebiliyor. Bu sene tohumlarını rastlayabilmek umuduyla sık sık ziyaretlerine gideceğim. Mevsim şartlarına ve türlere göre bir Çiğdem’in tohumlarını göstermesi 3 veya 5 ay sürebiliyor. Nöbet uzun ama keyifli.

Ve sonunda ölmek, çürümek ve seni oluşturan milyon tane parçacığa yeniden bölünmek büyütüyor Yel Çiğdemi’ni. Bir şey bitiyorsa orada muhakkak yaprağını, çiçeğini gösterecek tohumlar bekleşiyordur.