bazı elmalar

Bazı elma adları var, dillendirmek bile iyi geliyor; Banem, Matibey, Mirizo, Arapkızı, Karasakı, Hışhış, Havyalı, Tavar, Yağlıkızıl, Elifli, Alyanak, Köpük, Şeker, Yomra, Sevi Birhoi, Sevi Heko, Çitanyan Balalı, Bahar Turş, Seva Spi, Seva Sor, Seva Şirin, Seva Çali, Seva Altemit, Seva Tahla, Seva Payizi, Yayla Pınarı, Mutlu, Gelendost, Can Atan, Dalda Bir, Hanım Teni, Kokulu Misket, Kumpanya, Pomajin, Şafran, Çekirdek, Ekin Elması, Tavşan Başı. Bu adlar 2018 tarihli yerel elma türleri üzerine yapılan bir araştırmadan alınma. Araştırmada yerel çeşit olduğu belirtilenlerden bazılarının isimlendirmelerinde sorunlar olduğunun altı çizilmiş; farklı bölgelerde aynı elma için kullanılan farklı isimler olduğu, bazılarının birçok yörede yetiştirildiğini ve günümüzde yerel çeşit özelliği taşımadığını, bazılarının ise sertifikalı çeşitlere yöre halkının güncel konuşmada telaffuz hatası nedeniyle verdiği isimler olduğu söyleniyor. (Jonathan elmasına Can atan elması denilmesi gibi)

Anlaşılan bu yerel türlere genel bakış, çoğaltılmaları, ekimlerinin özendirilmesi üzerine değil, daha çok ıslah materyali olarak korunmaları gerektiği düşüncesi üzerine kurulu. Hani olur da Jonathan’lar hastalanırsa Elifli’de merhem aranacak veya onun ekşi, küçük ve çabuk kararan meyveleri pazar çıtasına göre düzeltilecek. İsimlerini söylemekten bile mutlu olurken, kaçını bildiğimizi, kokusuna baktığımızı düşününce, renkten, tattan, düşten eksikli olmamızı, pazarın buyruklarını nasıl bu kadar çabuk normalleştirebildiğimizi anlamak kolaylaşıyor. Önemli olan Jonathan’ların iyileştirilmesi, ekşi ve küçüklerin ıslah edilmesi değil, bu tatlar, renkler, kokularla hemhal olamamak. Karışabildiğimiz neyse onca tadımız, dünyanın tadı ve büyüttüğü her varlık için geçerli bu. Pazara uğrayamayan en elmalar, güzel elmalar, can katanlar, ruh çığıranlar; Elifli, Mutlu, Gelendost, Seva Şirin. Hışhış, Alyanak, Köpük. İşte böyle Bahar Turş, belki anlatırsın bize gökten düşen üç elmanın hikayesini.

Bir yaz elmasına daldım, çıkamadım. Bir çocuğa verdim, “başka var mı?” deyip durdu. Elma sordu, “başka çocuk var mı?” diye. Olacak dedim. En azından deneyeceğim, nihayetinden haber ederim.

Kaynak; https://www.mevka.org.tr/Yukleme/Uploads/DsyTCRkYU114201952424PM.pdf