yeryüzünün diri ipi

Bir ihtimali bekliyormuş – 31 Ekim 2019

Arı orkidelerinden biri (Ophrys sp). Açılarak dünyayı karşılayan yapraklar ona ait. Bu yaprakları gören dünya durur mu, o da açılıyor çiçek gibi.

Tek yumrulu bitkilerden Arı orkidesi. Kültüre alma çalışmaları diğer orkide türlerine göre bir nebze daha başarılı olmuş. Ama tek yumrulu olması dezavantajı. Çünkü soğanları ticaretin malzemesi aynı zamanda. Dondurma, salep yapımında kullanılan soğanların önce aşırı toplanması, sonra sadece toplanması bile doğadaki bireylerin sayısını yoka yaklaştırmak üzere. Arı orkidesi, arı salebi denmesinin sebebi ise tozlaşma için seçtikleri arılara işaret ediyor. Bazı Ophrys türleri tozlayıcı böcekleri çekmek için 100’den fazla kimyasal bileşikten oluşan bir karışım salgılayabiliyor. Geçtiğimiz ilkbaharda rastladım çiçeklerine, 4 sene sonra… Orman kesimi bitip de kesim alanına keçi ve insan giremez olduğunda. Toprağın altında bir ihtimali bekliyormuş.

Erzak bohçası – 7 Mart 2019

Milyonlarca yıl besinini kolayca bulabilmenin rehavetine kapılıp bir erzak bohçası yapmamıştır kendine kimi Orkideler. Birçoğunun tohumu o kadar küçüktür ki, toprağa düşer düşmez besine ihtiyaç duyar, o vakit kök mantarları koşar yardıma. Küçük olmalarının sebebi tohumların besin dokusunun olmamasıdır. Ancak bu hafiflik hemen yola düzülmek için birçok sebep yaratabilir, rüzgârla ve su üzerinde kalarak kolaycacık taşınırlar böylece. Hatta 1883 yılında Krakatoa adasında meydana gelen volkanik patlama adadaki tüm bitki varlığının yok olmasına sebep olurken, sonraki yıllarda yeniden yetişen ilk bitkiler arasında 4 orkide türü yer alıyormuş. Tohumların taşınarak adaya ulaşabildiği düşünülüyor.

Burada rastladığım bir orkide türü de Cephalanthera kurdica (Kürt orkidesi, Çam çiçeği, Kurt kuşçuğu) İran’da posta pullarının üzerini süslemiş bir dönem. Çiçekleri de güzel ama toprağın yüzüne çıkışı daha geriden gelmiyor. Az önce uykudan uyandırılmış gibi. Çiçek zamanıyla 5-10 güne de ellerini açacak güneşe.


Bokuna bakabilmek – 6 Mart 2019

Orchis anatolica (Anadolu orkidesi)

Her ne kadar sahlep orkidelerini yapay ortamda üretme çalışmaları yapılmışsa da “ticari” olarak anlamlı bir başarı elde edilememiş henüz. Tohumların canlılık oranları yüksek olmasına rağmen çimlenme yüzdeleri düşüktür. (%5) Hadi çimlendi diyelim ilk gerçek yapraklarını 2-4 yılda oluşturuyorlar. Tam bir bitkiye dönüşmeleri ise ortalama 2-16 yıl sürüyor. Yetiştirme çabasının boşa gitmemesi için de henüz tüm ilişkileriyle kavrayamadığımız ortamlarını taklit etmemiz gerekiyor. Ki üzerinde yaşadığımız gezegenin canlı olduğunu kabul etmedikçe ve her işi aklımızla çözmeyi bırakmadıkça kavrayacak gibi de görünmüyoruz. Birbirinin kucağında büyümüş canlıların yuvası orman. Her canlı o denli bir diğerinin parçası ki yalıttığımızda küsüveriyor hayata. Yapıp etmelerimiz dünyanın yüzüne bunca kasvetli biçimler vermeden önce işte şu şehir de ormandı.

Silifke’ye taşındığımda burada sahlep orkideleri yetiştiğini biliyordum ama arayıp tarayıp bulamamıştım. Köylüye sorduğumda bir zaman çuvallarca topladıklarını söylediler. Büyük ihtimal ihracaat için. Şimdi toplayan yok, zaten toplamak isteseler de bir çuvalı dolduramazlar. Derken sahlep orkidesi aradığımı bilen küçük bir arkadaşım bir gün heyecanla yanıma seğirtti. “Esra, koş, koş sahlep buldum” diye. Meğerse çömelip sıçtığı yerde sahlep çiçeklerini görüvermiş. Bokuna bakabilmek böyle önemli işte. Bokundan uzaklaşmak, ondan iğrenmekle orkidelerin yok olması aynı hikâyenin birbirine bağlı parçaları çünkü.


Verim vaadi değil dayanışma – 5 Mart 2019

Mutlu havaciva otunu bulmak için çıkılmış bir gezintide rastladım ona. Henüz ne çiçek açmıştı ne ne çiçek açacağım diyordu. Ama garip bir vaadi vardı, boyunu topraktan çıkarmış o siyah sapın. Gittim, geldim ve biri mor biri pembe renkli iki Limodorum abortivum’la karşılaştım.

Limodorum abortivum (Saç uzatan) mikorizal ilişki kuran başka bir orkide türü. Sınırlı bir şekilde fotosentez yapabiliyor, ancak bu miktarın bitkinin besini elde etmesi için yeterli olmadığı (“abortivum”, yaprakların küçük boyutlu olduğu veya bitkinin başarısız bir yapraklanma gösterdiği anlamına geliyor.) ve mantarlarla ilişki içinde bir beslenme stratejileri geliştirdikleri sonucuna varılmış. Russula cinsi mantarlarla simbiyotik (tamamlayıcı) bir ilişki kuruyorlar. Ancak bu mantarlar üzerinde parazitik bir etkileri olabileceği de düşünülüyor. Büyük boyu ve çam ağaçlarına yakınlığı bu parazitik ilişkinin göstergeleri olarak görülebilirmiş.

Sınırlı bir şekilde de olsa fotosentez yapabilmesine rağmen yeşil bir renklenme göstermemesinin sebebi bitkiye rengini veren mor antosiyaninler tarafından yeşil rengin maskelenmesi.

Mikorizal ilişki* bir çok orkide türünde olduğu gibi orman ağaçları, narenciye, çayır-mera bitkileri ve tarımı yapılan bazı tarla ve bahçe bitkilerinin büyüme ve gelişmesi için de elzem. Mikorizal köklerin topraktan besin maddelerini alım hızı mikorizal olmayan köklerin 3 katından daha fazla olabiliyor. Layığıyla anlamak gerek bu ortaklığı. Bu bir verim vaadi değil dayanışma. Yeryüzünün diri ipi.

* Mikoriza, mantar miselleri ile bitkilerin kökleri arasındaki karşılıklı yararlanmaya dayanan ilişkiye verilen ad. Yunanca mykes (mantar) ve rhiza (kök) kelimelerinden geliyor. “Kök mantarı”

Bir diğer hikaye için bakınız