pembe patlıcana övgü

Bahçede güneş bol. Eğer binalarla örtülmediyse şehirde de evin güneş alan bir cephesi bulunur. Pembe patlıcan güneşte pişer öyle girer tavaya, tencereye. Sabahtan küp küp doğranır, bir tepsiye serilir, üzerine vuran güneş ışıkları çekilir çekilmez içeriye alınır ve yemeğin malzemeleri hazır edilmeye başlanır. Epi topu bir gün gördüğü güneş patlıcanın tadını nasıl bu kadar değiştirebilir […]

doğrarken aşk, yerken meşk

Mor havuç çocukluğumun beni şaşkına düşüren sebzesi. Annem mor havuçlu pilavı çok sever. Evde ne zaman pişse bütün pirinç tanelerini kendi rengine boyamasını hayranlıkla izlerdim. Antakya, Adana, Mersin hattından ayrılınca geri kalan coğrafyanın mor havuçtan habersiz olduğunu görmek ne üzmüştü. Artık öyle değil neyse ki. Bugün hem tohumunu aldım hem de başrolü mor havucun üstlendiği […]

tırtırı kabak

Tırtırı kabakla tanışın. Dışı siyah içi beyaz, küçük çekirdekli, tadı Antakya’nın Sıyırma kabağı’nı, Antep ağzıyla Haylan Kabağı’nı anımsatan bir güzel. Her ne kadar bir süre önce bahsettiğim “Yerel Çeşitler Atlası” konusunda henüz bir gelişme olmasa da yerel çeşitlerin tohumlarını toplamaya devam ediyorum. Elbette dağıtmak, çoğaltmak üzere. Küçük çiftçilerin, küçük bahçelerinde yetiştirdiği pazara pek uğramayan bu […]

paylaşmanın zanaati

Hemen bir düzeltme yapmalı. Sanırım Kasım’da Mersin’de düzenlenecek olan festivallerin en güzel isimlisi Paylaşmanın Sanatı ve Zanaati Festivali’nde paylaşmayı düşündüğüm tohumlardan biri de Haylan kabağı. Hani bir önceki gönderide demişim ya, yerli türler pazarda yer bulamadığı için yok oluyor diye. Hata etmişim halbuki cümleyi şöyle kurmam gerekirmiş; Yerli türler pazarda yer bulamadığı için yok oluyor […]

dünyanın hafızası

Haylan kabağı/Sıyırma kabak ile ilgili paylaştığım herşeyi unutun. Sabırsızlık edip ektiğim tüm kabak türlerinin meyvelerini beklemeden paylaşmışım. O tüylü yuvarlacık küçük kabak başka bir türe aitmiş, ki büyümemeyi tercih etti , kim olduğunun cevabı hâlâ meçhul. Haylan kabağı ise buymuş. Kimse düzeltmediğine ve bu yavrucuk halinin internette fotoğrafı olmadığına bakılırsa pek de bilinmiyor bu tür. […]

kernep değil miymiş?

Haylan kabağı, sıyırma kabak meyve verdi. Hala bir tür su kabağı mı başka bir kabak türü mü anlayamadım. Antakya’da söylendiği adıyla Sıyırma kabak, sofralarımızı süslerdi ama nasıl göründüğü aklımdan uçup gitmiş. Arayıp annemden sıyırma kabak alıp fotoğrafını çekip göndermesini istedim sabah sabah. Sonra dayanamayıp yine aradım – Anne yoksa bu bir çeşit su kabağı mı? […]

gıcık domates

Akdeniz’de “Gıcık domates” denilen, kendiliğinden biten, küçücük, bol çekirdekli, payına düşerse gördüğü nemden çiçekler açıp meyveler veren bir tür. Ne bakım istiyor, ne su, ne tutası var, ne mantarı. Bu sene bostanın şeref konuğu. Epeyi uğraştım tohumunu bulabilmek için. Sorduğum köylüler ancak suyu olmayan köylerde bulabileceğimi söylemişti. Bir tek orada geleneksel yöntemlerle tarım yapılıyor. Tohum […]

delişmen sevinç

Türünü ancak meyvesini yapınca öğrenebileceğim Antakya ve Antep’te Haylan kabağı, Sıyırma kabak diye bilinen tohumlar dünyaya ilk pencerelerini açtı, açmak üzere. Bir sevinç, bir sevinç sormayın. Tohumda şaşırmıştır bu işe. Ama neler düşünüyorum onun hakkında, bir yapraklarını çiçeklerini açsın, karşısına geçip anlatacağım. “Tohumlarından isteyene göndereceğim, kuş gibi uçacaksın, ” diyeceğim. “Benden çok yer gezeceksin” diyeceğim.” […]