isimlere sahip çıkmak

Henüz yeni yetmeyken, farklı olacağım telaşıyla kendimi çoğunluktan ayrı bir yere koyarken yani, kır çiçeklerini severdim. O “sıradan” çoğunluk güller alır, güller verirdi, güller de sıradanlaşırdı ellerinde. Kırın gitgide uzaklaşacağını, kıra gidecek zaman, heves kalmayacak kadar içimizin boşaltılacağını bilmiyordum daha. Kıra gidecek zamanının dahi kalmayacağı bir düzeni kurgulayan aklı nasıl anlayabilir ki bir yeni yetme? […]

orman varmış, orman yokmuş

Aklımın bir köşesinde durup duran konu, ormanın eğri büğrü bir ağacı gibi dallandı, budaklandı, yerden yayılacakmış gibi yaptı, güneşe doğru uzayayım dedi, insan müdahalesine uğradı daha en baştan, yeşerdiği yerden. İsterdim ki ormanı orman anlatsın ama kalmamış diyorlar. Bizim bu çok biçimli dünyamızda biçimsiz her bitki topluluğu bana orman gibi geliyor oysa. Yaşar Kemal, “Yanan […]