bir yok, bir var

Bu dağ bize mantar vermeyecek bu sene. İki senedir yok Sarı mantar, Kuzu göbeği. Mantar vermeyen dağ yemiş, ot verebilecek mi? Bugün 17 Aralık. Yine de kolaçan ediyorum dağımı. “Yok” diyor, “hiçbir şey yok”. Sırtımdan ter akıyor. Kasım ayında donmaya başlayan sularımız Aralık ayında hala ılık. “Yok” Akdeniz orman kesimlerinin hıncahınç sürdürüldüğü bir coğrafya. Dünyanın […]

bostan yatağı

Hiç bostan yatağına benziyor mu? İşte bunlar hep kediler yüzünden. Türlü tevir yöntem deniyorum. Bahar başında Kermes meşesinin dikenli yapraklarından örtü yapmıştım ama yağmurla birlikte çarçabuk yumuşayıp çürümeye başladılar. Tahta, dal yöntemine geri döndüm. Amaç keyifle eşinmelerini, bana tuvalet yapmışlar diye sevinmelerini engellemek. Hele Saçma diye biri var, kabarmış toprak canavarı. Bir yatağa Zahter, diğerine […]

tohum dilek listesi

Bu söz öbeğini Meyvelitepe‘den arakladım. Tohumla dileğin bir araya gelmesi tadı, kıvamı tutturulmuş bir çorba gibi. Ne de olsa tohum dilek işi. İstediğimiz bitkileri bahçeye buyur etmek tohuma bakıyor. Sonra tohumu sevdiği yerde büyütme işi var. Nazlanacak mı, ıhh çıkmam mı diyecek, o sevindiren, zıplattıran ilk yapraklarını görebilecek miyiz? Hepsi dileğin tutmasına bağlı. 3. tohum […]

tohum paketleri yola çıktı

Tamı tamına 422 paket tohumu, eşe, dosta, aşa dağıtmak üzere hazırladım. Dumanlıdağ’da yeni yeni filizlenmekte olan Akçabulut’a gidecek olanlarla birlikte binlerce, abartmış olmayayım ama onbinlerce tohum. Bir çimdiğe onlarcası sığabiliyor çünkü. Düşünsenize bir çimdik 30 ot, 15 çalı, 5 ağaca denk gelebiliyor. Doğu Akdeniz’in Çaltıbozkır bucağında yaşayan bitkiler kendine başka yuvalar buldu, bulacak. Yolculukları uzun […]

yazı yaban 3. tohum şenliği

Yazı Yaban bugün 2 yaşına girdi. Alıç tohumlarını bahçeye saçarak kutladım. Alıç, üzerini toprakla kapatmamıza gerek olmayan bir bitki. Kış boyunca gün ışığını içmek istiyor. Tohumlar elimde bahçeyi gezerken yabancısı olduğum bir toprağın, dağın yuvam haline gelişini, son iki senede içimdeki olanca kalabalığın Yazı Yaban’a dönüşmesini düşündüm. Şaşırtırdı beni sadece çiçeklerden ve böceklerden konuşanlar. Hem […]

tohum listesi (Sonbahar -2020)

Bu sene hiç toplamayacağım derken 136 tür yaban bitkisinin tohumunu toplamış buldum kendimi. Bunlardan 52 tanesini paylaşmak üzere seçtim. Aksi takdirde Yeryüzü pazarı’nda kurulacak tezgahın başında tohumlar arasında kaybolabiliriz. İlki 18 Ekim Pazar günü Tarsus’ta Kubat Paşa Medresesi’nde açılacak olan Yeryüzü pazarı bundan sonra her ay 2 kez kurulacak. Ben de mümkün olduğunca orada olacağım. […]

bingözlü dev

Binbirgözünü açmış hayatı seyreyleyen birine “Binbirgöz otu” denir elbet. Ne güzel isim vermişler. Tarla sarmaşıkları (Convolvulus sp.) cinsinden olan bitkiler yaprak ve kaliks şekillerine göre birbirinden ayrılıyor. Bingöz otu (Convolvulus scammonia), diğer özellikleri yanında ok biçiminde yaprakları ve dış çanak yapraklarının, iç çanak yapraklarından belirgin şekilde kısa olmasıyla tanınıyor, Türkiye’de geniş bir yayılışa sahip. Geleneksel […]

bahçe gezinmesi

Süsen misin, Kılıç Otu musun acaba? Galiba Süsen’sin. Geçen sene aldığım tohumlarını kurutmadan sakladığım için bir süre sonra küflendiklerini farkettim. Ne olur ne olmaz diye yine de toprağa saçmıştım. Her kimsen hoşgeldin. Bahçeyi, insan eliyle biçim verilmemiş gibi görünen bir düzensizlik içinde tasarlamaya çalışıyorum ama nafile. Kareler falan… İnsanım sonuçta ve ellerimle, yorumumla, bildiğimle, hayallerimle […]

tohumlar hazır

Dün öğleden sonra göndereceğim tohumları hazırlamaya başladım. Geri kalanını da tasnif edeyim, kontrol edeyim derken işin başından kalkabildiğimde gece yarısı olmuştu. Tohum almak zahmetli iş. Ve bunu “zahmet” olarak tanımlayabilmemin sebebi “kolayının” , “hazırının” olması. Paketlerde satılıyor, fidecilerde istemediğiniz kadar fide var. Bir kere olsun kolayı, hazırı gündemimize girince tohum almak anlamsız bir işe dönüşüyor. […]

çocuğun gördüğü

Gelin feneri’nin meyvelerini ezip güzelce yıkadım. Ne yağlı, ne acıymış tohumları. Tenim yandı. Serdim kuruması için. Bir çeşit Akyıldız türünü ayıkladım. Alüminyum tepsinin üzerinde o geometrik şekilleriyle suda yüzer gibi duruyorlardı. Yabani kereviz’in tohumlarına yakından baktım, siz de bakın. Kirve otuna gelince sıra aklıma “Geyikli gece” düştü. Düşer tabii, her bir tohum tek tek, tek […]