ışığa doğru büyümek

Bir bebek idim, doğmak zor idi. Işığa gözlerini açamamak ve ciğere çekilen ilk nefesle basılan çığlık doğmanın da sancılı bir iş olduğunu gösteriyor. Ucunda ışık olan döl yatağına girerken seni nasıl bir şey beklediğini de bilmiyorsun. Ne de kulağına fısıldayan var; “Sen de gelsene, burası çok güzel” Bildiğin tek şey karanlıktı ve o karanlığın dibinde […]

kendine ait bir bahçe

Myrtus communis (Mersin, Murt, Hambeles) Virginia Woolf ve ondan seneler sonra “Balıkçı Kadının Kızı” makalesiyle Ursula K. Le Guin, kendine ait bir odayı, yazmak isteyen kadınların bir ihtiyacı olarak kurguladı, ve yazdı. Ancak Le Guin’in tuttuğu yol Woolf’unkinden farklıdır. Çocuklu kadın sanatçıların da eşlik ettiği bu metinde içeriden çok dışarısı vardır. Metne misafir olan kadınlara, […]

gülgilleri dermek

Rosa canina (Kuşburnu) Gülgillerden, bitkilerin nasıl sınıflandırıldığından, Elias Canetti’den, İnsanlık Durumu’ndan, Bitkilerin En Güzel Tarihi’nden, Ivan Illich’ten, torbadan, anneler ve teyzelerden bahsetmek için oturdum yazının başına. Nereden başlayacağımı bilemiyorum açıkçası. Bütün bunların zihnimde birbirine attığı ilmekleri göstermenin keşke yazmak dışında bir yolu olsa. Bir hatırlayışın diğerine doğru uzanırken birden vazgeçip,  daha derinlerde duran, dilinin ucuna […]