pıtpıt

Buraya yerleştiğimizde sabahın ilk saatlerinde onunla açmıştım gözümü. Eşek bağlasan durmaz dedikleri yerde kireçli toprağın yüzünü mora ve maviye boyamıştı. İnsanlar nasıl ediyor da bu canlılığı görmüyor anlamamıştım. Bütün bu laflara kulak tıkamamı, yaşadığım toprağa bağlanmamı, bak nasıl da moru öğütlemişti bana. Bak nasıl da mor, kıracın su değirmeni, hayat muştulayanı. “Hiç dert etme” dedi, […]