otulan

Çukurova’da bir kadın husumet yüzünden öldürülen iki oğlunun ardından şöyle ağıt yakıyormuş; “Ben sizi otulan besledim, otulan büyüttüm” Ot, yoksulun yemeğidir, bedavasıdır. Orhan Veli’nin Bedava’sı kadar. Elmas teyze, teyze dedim de bugün kadına iyice bakınca aramızda en fazla 8-10 yaş fark olduğunu gördüm. Ottan anlamasına saygıdan yaşını büyütmüşüm gözümde. Halbuki Elmas abla. Aksaray’lıymış aslında. Ot […]

toplayamayan toplayıcı

Her bahar bir ot yazısı yazmak gelenekten oldu. Bir mi, ikiyi üçü bulduk bence. Geçen sene “Ot toplayabilir miyiz?” diye sormuş, burada yetişen yenilebilir otları zamanla tek tek tanıtacağıma söz vermiştim. Henüz tamamı olmasa bile bir kısmı hakkında yazabildim, yenilebilir otlar da arttı bu arada; 32’yi buldu. Söyleyeceklerim bu yazıda bahsettiklerimden farklı olmayacak ama baharın […]

dünya adındaki kap

Bir bitkiyle ilk karşılaşmamızda çocuklar gibi heyecanlanıyorum hala. Ve o ilk karşılaşma hiç bitmiyor. Şimdiye kadar 400’e yakın bitkiyi fotoğrafladım, fırsat buldukça okudum, araştırdım. Görseniz küçücük bir alanda dönüyorum üstelik. Ulu tepelerin arasında karar kılmış küçücük bir tepenin başında. Şaşkınlık hiç geçmiyor. Bir bitkinin başka arkadaşları var mı diyerek çıktığım bir yürüyüşte çok kolay yola […]