kafa mis

Sapları kurusun diye beklediğim Antakya kış kabaklarını hasat ettim. Hala büyümeye niyetli birkaç meyve vardı ama ekileceklere yer açmak için onları da taze kopardım. Bu kabak arkadaş, üstünüze afiyet biraz akşamdan kalma. Çekti Tatula’nın kokusunu içine, çekti durdu. O kadar dedim yapma diye, dinleyen kim. Oh mis, diye diye. Sonunda kafa mis oldu tabii.