kurunun içindeki taze

İşte bir örümcek, yavrularının başında nöbette. Otlar kurudu, tohum attı, atacak, artık yürüyebilelim diye biçmeye kalkmışken rastlaştık. Bir değdim o kuruluğun içinde bir hayat fırıl fırıl döndü. “Bekçilik etmek” aklımın çengeline takılıdır. Sevdiklerine, ciddiyetle düşündüklerine bekçilik etmek, böyle başında, tetikte durarak, pür dikkat. O ağı bozmaya niyet etmiş ne çok şey var. Ama kapısında duruyoruz.

menekşe fotoğrafçısı

Bir çiçeğin kayaya vuruşunu, rüzgarın kurumuş otlara değişini, kelebeğin alçalıp yükselerek kendine bir kuytu arayışını, tohumun üzerindeki taşı, toprağı kaldırarak patlayışını, güneşin her bir yaprakçığa ayrı düşüşünü, çiçeğin tohuma dururken kendinden bile güzel duruşunu, her birini teker teker defalarca başka söyleyiş ve düşünüşlerle dile getirmek. Yani onlara bekçilik etmek. Bir masa, kapkacak, meyveye gelen zam, […]