gıcırdıyor kuş

Akdeniz ormanlarının 'ideal' halini düşlemekte zorlanıyorum. Çünkü neredeyse gelişim aşamalarının başından beri insanlarla iç içe büyümüşler. Bu yüzden insanın bozduğu ve yaptığıdır Akdeniz ormanları, desem yanlış olmayacak. Bu çevrenin bitki örtüsü tarihini dinleyince ikinci yokolmayla karşılaşmadan önce öncü sonrası ormanların yerleştiğini, zarar verilmeden biraz daha durulabilseydi Kayın ve Göknarlar'ın yapraktan şemsiyelerini açacaklarını tahmin edebiliyorum. Ama… Yazının devamı gıcırdıyor kuş

Ormanın şarkıları

Yaşlı ağaç meşrecelerinin bulunduğu yerlerde hayvanların şarkıları, kokuları, izleri var. İnsanın ayak seslerini duyunca susan, seslerin uzaklaşmasıyla birlikte tekrar başlayan şarkılar. "Tam pes edip aramaya son verecekken, şarkı yeniden başladı, ses bi­raz ötesinden geliyordu. Yine ardına düştü ve yaratık yine şarkısını kesip kaçtı. (...) Müziğin en yüksek nâğmelerinden birinde usul usul yaklaştı ve nihayet çiçekli… Yazının devamı Ormanın şarkıları

Toprağın kanı

"Ağaçlardaki rüzgârla ve sularla kayıp giden rüzgârla gelen üç kişiyle, suyla gelen üç kişi, meyvelerin iyilerini kötülerinden ayırmaksızın açlıklarını gideriyorlardı. Çünkü ilk insanlara akıl, meyvelerin kötüsü olmadığını anlasınlar diye verilmişti. Meyveler yetiştikleri ağaca göre, ister ekşi, ister tatlı, hepsi de toprağın kanını taşıyordu." "Yanardağın Efsanesi" - Guatemala Efsaneleri, Miguel Angel Asturias, Yordam Edebiyat, 2016

Orman varmış, orman yokmuş

Aklımın bir köşesinde durup duran konu, ormanın eğri büğrü bir ağacı gibi dallandı, budaklandı, yerden yayılacakmış gibi yaptı, güneşe doğru uzayayım dedi, insan müdahalesine uğradı daha en baştan, yeşerdiği yerden. İsterdim ki ormanı orman anlatsın ama kalmamış diyorlar. Bizim bu çok biçimli dünyamızda biçimsiz her bitki topluluğu bana orman gibi geliyor oysa. Yaşar Kemal, "Yanan… Yazının devamı Orman varmış, orman yokmuş