sel taşkını

Lavantin, gezegenin en güzel çocuklarından biri benim için. Hem iyi bir yer örtücü, hem sarı göz alıcı bir çiçek yastığı, hem baharat, hem bit, pire, güve kovucu, hem şifalı, hem mis kokulu. Bir diğer adı da İstanbul papatyası. Doğal yayılışı Marmara’nın bir bölümü ve Orta Ege’de bulunuyor. Susuzluğa da dayanıklı, toprak seçmeyen bir yaban bitkisi. Çelikten çok kolay yetiştiriliyor. Şubat başı çok kalın olmayan odunsu dallardan verev kesimle alınan çelikler, toprağa dikilip can suyu verildi mi çiçekten bir yastığınız olmuş demektir. Doğu Akdeniz’e de yakıştı. Hem öyle bir yakıştı ki gördüğü güneşin fazlalığından olsa gerek kokusu daha yoğun ve yakıcı. Şimdilerde sararmış otların önünde sel taşkını gibi duruyor.

Çiçekli dallarıyla muskalar yaptım. Bir süre sonra kimi evlerin belki mutfağını, belki dolabını, belki odasını süsleyecek. YazıYaban muskası. Böylece epeyi zaman önce çok severek işlediğim kimi malzemelere verdiğim isim olan ‘Muska’ ile, halleştiğim bitkilerin yolu da kesişmiş olacak. Kuruduktan sonra üzerlerine çeşitli sesleniciler, hipnotize ediciler, ötücüler asacağım. Hepsi bir ağızdan konuşmaya başladı mı bakan kişi yabandan ayrı duramayacak gayrı. Yola bir çıksa ayakları dağları bulacak. Şaka şaka! Belki de değil. Beki de değil çünkü elbette bu Lavantinler yabanı, hayalleri, çağrıyı iliklerinde biriktirdi ve üfleyecek görene.

Muskalar Geko Kafe Mutfak’ı vareden Zeynep ve Semih’in elleriyle dağıtılacak Adana’da. İyi ki varsın düşünceli, ipince ve adaletli @gekokafemutfak, Lavantin gibisin.