rekabet mi, o ne ola ki?

7 Mayıs 2019 sabahı

Ot biçmemek için ayak diriyorum. Ot deyip geçtiğimin içinde Yabani bezelye, Çoban gülü, Perçif otu, Papatya, Fiğ türleri, Yabani yulaf, Pisipisi otu, Gelincik, Muhabbet çiçeği, Teke sakalı, Zulzula, Davul otu, Kıskı türleri, Yabani adaçayı, başka başka baklagiller, pıtpıt otu, orman sümbülleri, yılan yastıkları var. Hepsinin elinde bir çalgı birlikte çalıyorlar baharın şarkısını.

Genelde büyümesini istediklerimizi boğdukları, onların besinini, suyunu çaldıkları algısına sahibiz. Kesip yeşil gübre olarak çalıların ağaçların çevresine yatırıyoruz. Bugüne kadar öyle yaptım ama başka bir şey yapmak için sebep arıyorum. Tüm bu otun kökün rekabet için birbirlerini yedikleri düşüncesi hiç içime sinmiyor. Bana biçmemem için sebep verebilecek olan var mı?

7 Mayıs 2019 akşamı

Bir köşede Melez bakla, Üçgül’e öyle bir tutunmuştu ki, iki yerden sarıp boynunu kırmamayı akıl ederek. Böyle ipincecik bir dengeyle. Sabah aklımdan geçenlere katıla katıla güldüler. “Rekabet mi o ne ola ki, borsa mı burası?”

Üçgül (Trifolium sp.)
Melez bakla (Vicia hybrida)