rahatsızlık anıtı

Burada, belli bir rakıma kadar rahatsız edilmiş, bozulmuş, bölünmüş yeryüzü boylarını Sığır kuyrukları, Deli Sarı ot, Sümenit, Kılıç kekiği, Kara kekik, Kara yonca kaplıyor. Bir yandan başka kimse var mıydı acaba diye düşünüyorum. Varlığını unutmuş olmayayım. Aklıma gelirse onu da anmalı. Bu boylara yol diyoruz. İtiş kakışta, didişmede çıkan her bitkinin ayrı bir yeri var. Bazen ‘biz’ dediğim bir şeye benzetiyorum. Özellikle orada, bir rahatsızlık anıtı gibi dikiliyor veya bir kıymık anıtı. ‘Belki gözlerimin kıymığı şu denizler” dizesindeki kıymıktan.

Hiçbir bitki Sığır kuyruğu kadar birarada değil. Yalnız, serpmece. Sığır kuyruğu ise kesif. Olmadı bir aralık sonra buluşuyor kendi gibiyle. Elini uzatsa değecek.

Eğer bu yolu baharda görseydim, gri dalların uçları sapsarı çiçeklerle dolu olacaktı. Çiçek yok ama tüylü, dokunulmaz mavi gride yine de çiçek gibi bir şey var. Sığır kuyruklarını yaprakları kadar çiçeklerinden tutmak mümkün olduğu için bana öyle geliyor belki.Türünü henüz bulamadım bu arkadaşın. Verbascum inulifolium ila Verbascum orbicularifolium arasında salınıyorum ve bazen dersime çalışmıyorum.