karakına ve kelebeği

Karakına otu (Plumbago europaea) Türkiye’nin hemen yer yerinde görebileceğimiz Kardikenigiller’den, yaklaşık 1 metre kadar büyüyebilen çok dallı, dal tepeleri mor, kırmızı çiçeklere sahip bir bitki. “Kurşun otu, kuduzotu, dişotu, sıtmaotu, döven otu, sergil” adlarıyla da biliniyor. Deniz seviyesinden 1900 rakıma kadar görülebilir. Plumbago cinsinin Türkiye’de doğal yayılışı olan tek üyesi olduğu için onu tanımak kolaydır.

Bitkinin tamamı özellikle köklerini çiğnemek salya salgısını artırarak diş ağrısını giderdiği için bitkiye Latince Plumbago “diş otu” adı verilmiş. Bunun dışında kusturucu ve deriyi kabartan özellikler sergiler. Bitkinin tamamı doğal boyacılıkta halı, kilim renklendirmek için geleneksel kullanıma sahiptir. Özellikle yaprak ve kökleri boyar madde olarak plumpagin ve gallüs asidi içermektedir. (Harmancıoğlu, 1955) Yapılan bir araştırmada mordanlı ve mordansız olarak bitkiden yeşil, sarı, kırmızı, kahverengi tonları elde edilmiş.

Sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte çiçeklerini saran kıllı taç yapraklardan salgılanan yapışkan bir sıvı ile böcekleri öldürür. Bu durumun tozlaşmaya yardımcı olmayan böcekleri uzak tutmak veya “protocarnivorous” yani böcekleri de besinine dahil eden bir beslenme biçimi olabileceği belirlitiliyor, etobur bitkilerde olduğu gibi. Onunla karşılaştığımızda üzerinde bir Benekli İparhan kelebeği donmuş bir şekilde duruyordu. (Melitaea didyma) * Belki salgıladığı sıvı kelebekleri de etkiliyordur.

Benekli iparhan’ın konukçu bitkileri Plantago (Sinir otu), Veronica (Maviş ot), Centaurea (Peygamber çiçeği) ve Linaria (Nevruz otu) cinsinden. Bu otlarla bir işimiz olursa üzerinde yumurta olup olmadığına bakmayı unutmayalım.

*Kanat üstünü göremediğim için başka bir Melitaea cinsi de olabilir.