hikaye ağacı

Akşam çöker çökmez, oturacaksam altını seçtiğim 15 yaşlarında bir Kızılçam topluluğunun nasıl gümbürdediğini anlatmak mümkün olabilir, dinleyene. Kimi kuşlar son kez öter, kimileri ötmeye hazırlanırken, arı kovanını rahatsız etmişim de huni biçimini almış bir topluluk tepemde uçuşur gibi. Ses gökyüzüne yükseldikçe azalıyor. Huninin tepesinde de tek bir arı vızıldıyor.

Buraya yerleştiğimizde cüce olan ağaçlar büyüyüp de altında oturmaya başlayalı beri tanımaya çalışıyorum Kızılçam’ı. Ve aslında Kızılçam’dan da büyük bir ağacın altında oturduğumu farkediyorum, belki insan yaşında bir hikaye ağacı. Bu yüzden iğne yapraklarına rağmen koyu ve serin bir gölgesi var.