hiçbir çiçeğin

Buraya yerleştiğim ilk sene. Alıp başımı gidiyorum. Almasam daha iyi olur aslında. Neyse ki bu kayaların kuytularında başı ve içindekileri unutturan bir şey var. Orman yoktu artık, belki yıllardır yüzünü gösterememiş çiçekler bir hınçla toprağın yüzüne serilmişti. Bunlardan biriydi Kıskı (Crepis). Hem çiçeğine, hem yaprağına bağlanıp onlarca kere ziyaretine gittim. Ama meyvelerini göremedim. Oysa Kıskılar söz konusu olduğunda yaşam süresi (tek yıllık, çok yıllık, iki yıllık) ve meyve tanı için çok önemli. Bir bilinmeyen olarak kaldı. Çünkü bir hayvan onları meyveye duramadan yedi. Ertesi sene yüzlerini tekrar görebildiğime göre çok yıllık olmalılar. Ama meyveler olmadan döngüden çıkamadık. Ben rahatsız değilim onu bilememekten. O hiç rahatsız değil. Biz tanışamasak da Kıskı meyveleri bazı kuş türleri için önemli bir besin. Bitki ise Lepidoptera sınıfına ait kimi türlerin larvalarının yuvası, bir sinek türü için de besin kaynağı olarak kullanılıyor. İnsana sorsanız ne işe yarar ki bu? Kuşa, güveye, sineğe sorsanız bilir işe ‘yaramayan’ hiçbir çiçeğin açmadığını.

Kimi türlerin yerel olarak yenilebilir bitkiler listesinde adı geçiyor. Türkiye’de de doğal yayılışı bulunan Crepis reuteriana, Crepis commutata ve Crepis vesicaria gibi. Ve tıbbi kullanımlara da sahipler. Örneğin Crepis foetida; bu tür diğer özellikleri yanında acıbademe benzeyen kokusuyla diğer türlerden ayırt ediliyor ve kalp hastalıklarında kullanılıyor.

Şahin otu, Yemlik gibi Papatyagiller ailesinden Kıskı, veeeee Hindiba kabilesinden. Kabileden birçok bitkiyle benzer bir görünüşe sahip olmakla birlikte tek gövde üzerinde oluşturduğu şemsiyemsi salkım ve bu salkımla birlikte görülen genellikle loblu yapraklar ve ligulaların 5 dişli olması kimliğini bir nebze ele veriyor.


Crepis cinsinin genel özelliklerİ

Tek, iki veya çok yıllık bitkiler, bir gövdeye sahip olabilir veya gövdesizdir, Kazık köklü veya rizomlu bir köke sahiptir. Gövdenin tüy örtüsü, yaprak ve çiçek tablasında guddeli veya guddesiz basit kıllar, genellikle çok kısa tomentoz veya tüysüzdür. Gövde bir veya bir kaç dala sahiptir veya dallanmamıştır (scapus, scape). Taban yaprakları genellikle rozet şeklinde (bir halka halinde gövdenin etrafına dizilmiş yapraklar), saplı, tümden parçalıya kadar biçimler alır. Çiçeklenme durumu dallanmamış, tek kapituluma bileşik şemsiyemsi bir salkım taşır. Çiçeği saran yaprakçıklar silindirik, çan şeklinde veya ± testi şeklindedir. Fillariler çok sıralı, iç fillari genellikle kalın veya meyvedeyken kayıkçık şeklinde, dış fillarilerden daha uzundur. Çiçek tablası düz veya dışbükey, nadiren içbükey, çıplak, uzun tüylü veya palealı (Papatyagiller’de çiçeklerin her birinin tabanında bulunan pulsu yaprakçık). Çiçekler azdan çoğa, sarı, nadiren beyaz veya kırmızıdır. Ligulalar genellikle çiçek tüpünden uzundur. Aken homomorfik veya 2 (-3) -morfik, gagalı veya değil, ara sıra kanatlı, düz veya sivri uçlu, (5-) 10-20 (-30) boyuna nervürlü. Papus genellikle beyaz, 1-çoklu-seri, kıl gibi ince, pürüzlü veya kısa sakalsı tüylü, kalıcı veya düşen. (5. cilt, sy. 814)

Not: Artık blogda bitkinin genel özelliklerine dair P. H. Davis’in Flora of Turkey kitabında verdiği bilgileri Türkçe’ye çevirip ekleyeceğim. Her zaman olmasa da yapabildiğim kadar. Çünkü gördüm ki “türün özelliklerini öğrensek yeter” yaklaşımım bazı cinslerde işe yaramıyor. Genel özellikler hakkında bilgi sahibi olmak iki cinsi ayırabilmek için önemli.