hayvanların Nepeta’sı

Dün Arı Otu’nun (Nepeta caesarea) tohumlarını alıp bir tepsiye serdim. Dost gece eve geldi, ortalıkta bir tur atıp tepsiye doğru seğirtti. Birkaç tohum kesesini çiğneyip, huşu ile üzerlerine yatıverdi. Bahçede yetişen iki tür Nepeta’dan, kediler için ektiğim Nepeta cataria, kedilerin keneviri olarak değerlendiriliyor. Çiğneyip, koklayıp bitkinin altında kendilerinden geçiyorlar. Türkiye’de bu türün doğal yayılışı olduğu gibi, şimdiye kadar kaydedilmiş 39 Nepeta türü yetişiyor. Altürlerle beraber bu sayı 50’yi buluyor, Bunlardan 19’u ise endemik. N. italica ve N. racemosa yaprakları baharat olarak, N. cataria tıbbi nitelikleriyle; ağrı kesici, kramp çözücü, menstrüasyon düzenleyici, midevi ve yara iyileştirici olarak kullanılıyor. N. caesarea ise Güney Anadolu’da mide rahatsızlıklarını gidermek için bitki çayı olarak değerlendiriliyor (Saraçoğlu ve diğerleri, 1990) Sadece kurumuş çiçek kümelerini tohumu için topladığım bir Nepeta türüne bu ilgi, bitkinin “Nepetalactone” içeriğinin yüksek olduğunu gösteriyor. Kedileri Nepeta’lara çekenin de bu madde olduğu düşünülüyor, elbette şimdilik, vardır bu hikayenin eksiği. Keşke hayvanların neler öğrenebileceğinin değil, neler öğretebileceğinin bir önemi olsa.

6 Temmuz 2019 notu

Mürver otuyla (Sambucus edulus) randevumuz vardı. Her arabaya bindiğimde göreceklerimi, dokunacaklarımı, koklayacaklarımı ıskaladığımı düşünüyorum ama madem Mürver otu istikametine gidiliyor ben de yola koyulayım dedim. Tomurcuklarını, yapraklarını, meyvesini gördüm, çiçeklerini de görmek, koklamak istiyorum. Ota uzak bir yerde durdurduk arabayı ve inip yürümeye başladım, yürümek için ayaklarımız var ya. Hemen az ötemde Nepeta caesarea (Arı otu, Kayseri kedi lalesi) ile karşılaştık. Ve bir kez daha yürümediğim tüm yollar gelip şuracığıma oturdu. Dünyayı yürüyerek katetmekle arabayla geçivermek arasında duruyordu. Öyle bir duruyordu ki utandım. Bir tepenin üstünü tutmuş, çiçeklerine ışık düşürmüş duruyordu. Burnumuzun dibinden çok güzel bir koku geçmiş de iz bırakmış, etrafta o izin sahibini ararmışız gibi duruyordu. Arkasına Kızılçamları, Kermes meşelerini almış, dimdik duruyordu. Evimize giden sürekli kullandığımız bir yol burası halbuki. O duruyormuş ama biz geçivermişiz. Özür diledim elbette ve başını tuttuğu dere boyunda yürüyüp varsa arkadaşları onları da görmeye geleceğimi söyledim. Affedilecek gibi değil geçiverdiklerimiz, biliyorum. Tohumunu alıp çoğaltabilirsem belki. Çünkü tehdit altındaki türler listesinde “NT” kategorisinde. Yani yakın gelecekte “tehdit altında” olarak tanımlanma olasılığı yüksek. Üstelik “endemik” bir bitki. Tübives’e göre doğal yayılışı bulunan iller şunlar; Osmaniye, Ankara, İçel, Kayseri, Konya ve Niğde. Bitki “caesarea” tür adını Kayseri’ye borçluymuş. İlk orada isimlendirilmiş olsa gerek.

Ballıbabagiller’den Arı otu. Diğer Nepeta türlerinden karakteristik görünüşüyle kolaylıkla ayırdediliyor; o tepede birikmiş çiçek kümeleri, çiçekleri saran yapının (kaliks) uzun ve sert dişli olması, çiçek sapının üzerinde bulunan küçük yaprakçıkların (brakteol) uzun ve ince olması, yapraklarının dar eliptik olmasıyla. 650-1700 rakımları arasında yetişiyor.

Notlar;

1) Bitkiyle ilgili bir araştırma; https://bit.ly/2JtWNW5 Araştırmada incelenen 3 Nepeta türünden Nepeta caesarea’nın uçucu yağında ana bileşenin “Nepetalactone olduğunu belirlenmiş ve bitkide; “belirgin sedasyonun yanı sıra önemli analjezik aktivite” tespit edilmiştir” deniyor.

2) 3 Nepeta türü ekstresi üzerinde yapılan bir araştırmada antioksidan kapasitesi açısından en etkili türün N. italica olduğu sonucuna varılmış; https://bit.ly/31yWYqR Ancak bitkilerin fenolik içeriklerinin genetik ve çevresel faktörlere bağlı olduğu unutmamalı.