güneş sekiyor

Peygamber çiçeği’nin tanısı da zor. (Centaurea sp.) Türler arasında ayrım yapabilmek için diğer özellikleri yanında fillarilerin şekli, papusun yapısı ve uzunluğu önemli. Buraya kadar bir sorun yok ama gördüğümüz çiçeği tanıma oturtmak da meşakkatli iş. Kapalı bir dil sonuçta botaniğin dili. Tıpkı tıp gibi. Tanıda kullanılan terimlerin gündelik hayatta yanından bile geçmiyoruz. Hayatımız bitkilerden yoksunlaştıkça dil alıp başını bir dağın zirvesine taht kurmuş. İpin ucunu kaçırmasaydık böyle olmazdı elbet.

Neyse ki kaçan ip isteyince yakalanabiliyor. Flora of Turkey’de fillarilerin şeklini gösteren ve bu yapıyı kavramamızı sağlayan çizimler var. Çizimleri henüz görmemişken tanı anahtarını doğru anlayabilmek için bir karalama yapmıştım. Her ne kadar kitaptaki çizimlere benzemese de idare eder. Çeşit çeşitler, parmak izi gibi hepsi türe özel. Bu sayede bitkinin hangi gruba girdiğini anlayabiliyoruz. Grubu kestirebilmek önemli çünkü Türkiye’de yüzlerce Centaurea yetişiyor – şu ana kadar kaydedilmiş 238 tür ve alttür- Fillarinin kenarı boyunca aşağıya doğru küçük dişli veya kirpikli bir sınır iniyorsa bitkimiz Grup I’ya giriyor demektir. Eh bu da epeyi bir türü eliyor. Çizimler söyleyip durduğum “fillariler” efenim. Namı diğer brakte. Çiçek tabanındaki pulsu veya yapraksı koruyucu organ demiş, Asuman Baytop. İyi ki demiş. Neyi koruyor peki? Elbette çiçeği. Hem bir arada tutuyor hem de koruyor ki çiçekten tohuma bir yol uzanabilsin.

Sanırım böylece biriyle daha tanıştık. Yine Davis’in o vakitler kitaba düştüğü nota göre, bütün örnekleri Ermenek, Mut arasından toplanan endemik bir bitki Barama otu (Centaurea pinetorum). Bizim bitkiler’de Doğu Akdeniz’de doğal yayılışı var görünüyor. 290-1050 rakımları arasında görebileceğimiz…Bıdı bıdı… Görmek işte bu canı. Bir bahar günü. Önümüzden yılanlar kayar, güneş neredeyse bembeyaz görünen kireçli toprağa vurup oradan Barama otu’nun çiçeklerine sekerken.

Centaurea’ları nasıl tanıyabiliriz; Fillarilere ince, beyazımsı bir kenar çizgisi eşlik eder. Yapraklar dikensizdir, sadece fillariler kirpik veya dikenimsi çıkıntılar taşır. Fillariler genelikle göze çarpan bu uzantılarıyla karakterizedir.

Türü tanıyabilmek için ise dikkat etmemiz gereken ilk nokta fillarideki ana çıkıntının uzunluğudur. Bitkimizde bu çıkıntı kısadır. Aynı zamanda alt yapraklar tabana doğru her iki yanda birer lob bulundurur. Capitula tekli veya 3’lü başçıklar halindedir. Bitki çok yıllıktır ve odunsu bir tabana sahiptir.

Fillariler: