görebilmekle başlar

1 Temmuz 2019’da niyet etmiştim rastladığım her Adaçayı’nı bahçeye taşımaya. Neredeyse 2 sene olmuş. Buraya Tıbbi Adaçayı dediğimiz türle beraber taşınmıştım. 2 Sene içinde 11 türü daha yetiştirdim. 2’si yabancı 12 tür bahçede artık. Merakla, geçen sene Çömelek – Çatak köyünden getirilen Adaçayı’nın çiçek açmasını bekliyordum. Getirenler “biz Adaçayı diye bunu biliriz” demişlerdi. Büyümesini izlerken herhalde bir dağçayı türüne Adaçayı diyorlar diye düşündüm. Uzun çiçek saplarını uzattıkça uzatıyordu. Bahçedeki tüm Adaçayları çiçeğe durmuşken o hala çiçek açmamıştı. Derken Koramaz (Salvia aucheri) çıktı. Çok dallı bir çiçeklenmesi olan, çiçek kümeleri 2-3 çiçekli, birbirinden uzak, düzensiz çiçeklere sahip olması, çanak yaprak ve dudak yapıları ayırıcı özellikleri. Sadece Doğu Akdeniz’de yetişen endemik bir türümüz. 550 ile 1700 rakımları arasında kireçtaşı kayalarında, makilerde, meşe çalılıklarında ve çalılar arasında yetişiyor.

Koramaz’ın kurutulmuş yaprakları yerel halk tarafından bitki çayı olarak kullanılıyor. Toplayıcılığını yapmamak, çelikten veya tohumdan bahçeye taşımak gerektiğini hatırlatayım. Her bitki yetiştirilebilir. Endemik olsun olmasın, iklim krizinin bitkileri daha da kırılganlaştırdığını, zamanında yapılan yoğun toplama, hala devam eden yapılaşma, otlatma gibi baskıların sürekli enselerinde olduğunu anlamamazlıktan gelmeye hakkımız yok. Gururla söylemeliyim ki hiçbir tıbbi veya ıtri bitkinin toplayıcılığını yapmıyorum. Doğru ve az toplamak vicdanımı rahatlatmaya yetmedi. Hem geçimlik bir ekonomi oluşturabilmek hem de kendi ihtiyacım için gerekli olan bitkileri bahçede rahatlıkla yetiştiriyorum. Hatta öyle ki çoğunu dermeyip kelebeklere, arılara bırakıyorum. Bir bahçe yoksa da yer kiralanıp çözüm bulunabilir. Şifa görebilmekle başlar. Görmemeyi seçenin şifa neyine.