enikleyen vişne

Geçen sene ocaklar açarak ektiğimiz yaban ağacı tohumlarından 16 tanesi hayatta. Hiç sulamadan, hiç bakım yapmadan. 13 Defne, 1 Erguvan, 2 Alıç.

Fide torbasına tohumlarını ektiğimiz ve yaz boyunca suladığımız 6 Patlangaç çalısı, 7 Geyik elması, 2 Mersin, 2 Sumak, 5 Menengiç, 20 Defne, 7 Domuz eriği, 8 Sandal da öyle. Bir sonbaharda 73 ağaç dikmiş olduk böylece. 73 yemyeşil, çiçekli, yemişli, kokulu, hülyalı hayat. Gövdenize yaslanamayabilirim, gölgenizde hafif, düşlü bir yaz uykusuna dalamayabilirim ama bunu yapanlar olsun.

Hangilerinin hayatta kaldığına bakmak için yağmurları bekliyordum. Dolanıp geldim bahçeyi. Bir de enikleyen vişnemiz var. Sizinle tanıştırmak isterim. Çukurova halk ağzında “eniklemek” deniyor, yeni sürgünler, yavrular veriyor yani. Bir bakıyorsunuz, ağaç köklerinden, ana gövdenin az ilerisinde baş vermiş salınıyorlar. Türü nedir bilmiyorum ama meyvesi bildiğimiz vişne. Fideciden alarak ektiğimiz vişnelerin böyle bir kabiliyeti yokken, eski bir bahçeden gelen eski vişne fideleri ekildiğinin 2. senesinde eniklemeye başladı. Sanırım burası vişne bahçesi olacak. Vişneeeaaauuuuu!

Görsel: Arka ortadaki gövde ana ağaca ait. Sağdaki uzun ve solda taşın kenarında kalan yapraklar eniklere.